KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/11875 E., 2010/13441 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 2636 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti esnasında Asador oğlu Kapriyel adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazın aslının davacı vakfa ait olduğunu, ancak muvazaa ve nam-ı müstear tarıkiyle bu şekilde yazıldığını, tapu kayıt malikinin gaip olması nedeniyle İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, taşınmazın 1936 Beyannamesinde mevcut olduğunu, bugüne kadar adlarına tescil edilmediğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı ile ihbar edilen kurum, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece; “ ... 20.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 Sayılı Yeni Vakıflar Kanununda 2.maddesi ile cemaat vakıfları ayrı bir vakıf türü olarak gösterilerek, cemaat vakıflarının, mülhak vakıf statüsünden çıkarılmış olması, aynı yasanın 12. maddesinin 1. fıkrasında; " vakıflar, mal edinebilirler, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler..." Geçici 7. maddesinde ise; " Cemaat Vakıfların.
1936 beyannamelerde kayıtlı olup halen tasurruflarında bulunan nam-ı müstear veya nam-ı mevhumlar adına kayıtlı olan taşınmazlar ile, 1936 beyannamesinden sonra cemaat vakıfları tarafından satın alınmış veya cemaat vakıflarına vasiyet edilmiş veya bağışlandığı halde, mal edinememe gerekçesiyle halen Hazine veya Genel Müdürlük veya vasiyet edenler veya bağışlayanlar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazlar tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onsekiz ay içinde müracaat edilmesi halinde,
meclisin olumlu kararından sonra ilgili Tapu Sicil Müdürlüklerince cemaat vakıfları adına tescilleri yapılır." hükmü ile yeni düzenlemeler öngörmüş bulunması karşısında, yeni yasal düzenlenmeler çerçevesinde toplanan ve toplanacak taraf delillerinin değerlendirilmesi, hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, Balat Surp Hreşdagabed Ermeni Kilisesi Vakfı tarafından açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olması doğrudur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Ne varki; 3561 Sayılı Yasaya göre dava konusu taşınmaz için ... kayyım tayin edilmiştir. Anılan yasanın 2. maddesindeki düzenlemede; kayyım tayin edilen malmemurunun 492 sayılı Harçlar Yasasının 1 ve 3 nolu tarifelerine göre bütün işlemleri hakkında aynı yasanın 13/j maddesi hükmünün uygulanacağı hükmüne yerverilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/11875, K. 2010/13441, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama