KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/12195 E., 2010/12884 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, paydaşı olduğu 283 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne, davalının kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazı inançlı işlem gereği devrettiğini belirtmiştir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın müdahale ettiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebi yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, paylı mülkiyet üzere olan taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, ecrimisil isteği yargılama sürecinde atiye bırakılmış, davalı HUMK’nun 285. maddesi uyarınca buna karşı çıkmamış ve mahkemece davacının payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, çekişme konusu taşınmaz paylı mülkiyet üzere olup, davacının yanı sıra davalının da miras bırakanı Yaşar’dan dolayı taşınmazda ırsen paydaş olduğu ve tapuda arsa vasfında görülen taşınmaz üzerinde, 5 katlı bina bulunduğu ve davalının 4. kattaki sağdaki bölümü tasarruf ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı kendisine ait olan bölümün davalı tarafından kullanıldığını iddia etmiş ve mahkemece iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle dava kabul edilmişse de; mahkemece hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde araştırma, inceleme ve uygulama yapıldığı söylenemez. Zira davacı paydaş ve davalı da ırsen paydaş olduğuna göre aralarındaki çekişmenin, ... Medeni Kanununun 688 ve müteakip maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümleri gözetilerek çözüme kavuşturulacağı açıktır.
Buna göre, öncelikle tüm paydaşlar arasında harici bir taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise çekişme konusu bölümün kime özgülendiği, harici taksim yapılmamış ise paydaşların uzun zamandan beri taşınmazın kullanımı bakımından fiili durum yaratılıp yaratılmadığının araştırılması,
buna rağmen böylesi bir olgu da bulunmuyor ise davacı tarafından kullanılabilecek bir yerin olup olmadığının, başka bir ifadeyle davacı yönünden intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değil ise de, davalının temyiz nedenleri işin esasına ilişkin olmayıp, hükmün mali kısımlarına ilişkin olduğundan, belirtilen hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/12195, K. 2010/12884, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama