KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/12640 E., 2010/13879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2010
- Mahkemesi
- ERZURUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/07/2010
- Numarası
- 2003/396-2010/538
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı olduğu 5482 ada 1 sayılı parsele davalının yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve yapının yıkımını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının paydaşı bulunduğu taşınmaza haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın davalının bina inşa ettiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş; yıkım isteği ise reddedilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, “H.. O. A. V.”nın paydaşı olduğu . ada 1 sayılı parselde kayıtla ilgisi bulunmayan davalı Kooperatif tarafından bina inşa edildiği, yargılama sırasında belediyece yapılan imar uygulamasında anılan parselin . ada 3 ve 4 sayılı imar parsellerine ayrıldığı, inşaatın 3 sayılı parselde kaldığı, davacının ise 4 sayılı parselde paydaş kılındığı; ancak, İdari Yargıda açılan davada imar işleminin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, imar işlemi iptal edilmekle önceki kadastral duruma dönüldüğü benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Ne var ki, İdari Yargı kararının sadece idari işlemi ortadan kaldırdığı, sicili yeniden canlandırma etkisi bulunmadığı gözetildiğinde, imar işleminin iptal edilmesiyle sicilin kendiliğinden önceki durumuna geri döneceğini kabul etme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, imar öncesi kayıt durumuna dönülmesine yönelik dava açması için davacıya önel tanınması, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/12640, K. 2010/13879, 22 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama