KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/12669 E., 2010/13916 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 940 parsel sayılı taşınmazının sahte vekaletname düzenlemek suretiyle davalı ağabey Mehmet tarafından vekil sıfatıyla oğlu davalı ...'a satış şeklinde temlik edildiğini,.....da ½ payı üçüncü kişiye satıp, bilahare ifraz ve taksim ile 1180 parselin davalı ... 1179 sayılı parselinde dava dışı kişi adına tescil edildiklerini, davalıların sahteciliği birlikte gerçekleştirdiklerini ileri sürerek, 1180 sayılı parsel bakımından tapu iptali ve tescil 1179 sayılı parsel bakımından ise tazminat isteklerinde bulunmuş, yargılama sırasında davacının vefat etmesi nedeniyle kiracıları tarafından dava takip edilmiştir.
Davalılar, davacının 3.4.2005 tarihinde imzaladığı ibra ve taahhütname ile 940 sayılı parselin davalı ...'a devrine muvafakat ettiğini, bu oranın yarısını devraldığını ve kalan yarısının bedelini de aldığını, bu nedenle her türlü hak ve taleplerinden feragat ettiğini, beyan ve kabul ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine dair verilen ilk kararın Dairece “ 3.4.2005 tarihli belgenin toplanan ve toplanması gerekli görülebilecek delillerle birlikte değerlendirilmesi geçerli olup,olmadığının tartışılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne ilişkin kurulan hüküm Dairece bu kez bozma gereklerinin yerine getirildiğini söyleyebilme imkanı bulunmadığı...sözkonusu belgelerin tarafların serbest iradesiyle düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sahtecilik nedeniyle davanın kısmen kabulü doğru değildir.”
gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olup,bu kararda Dairece “ davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir” şeklinde kesin olarak bozulması sonucu bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/12669, K. 2010/13916, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama