KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/1270 E., 2010/2873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- ALİAĞA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/10/2009
- Numarası
- 2009/35-2009/454
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları tarafından muvazaalı şekilde davalıya temlik edilen mahkeme kararı ile payları oranında adlarına tescili sağlanan dava konusu 466 ada 1 parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölümün, miras bırakanın ölümü tarihinden itibaren davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek, payları oranında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı payları yönünden intifadan men koşulunun davacılar tarafından açılan tapu iptali ve tescil dava dilekçesinin davalıya tebliği tarihinden itibaren gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraftarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .....raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; tarafların miras bırakanına ait iken miras bırakan tarafından davalıya temlik edilip daha sonra açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davalı adına olan kaydın iptali ile taraflar adına tesciline karar verilen dava konusu taşınmaz yönünden tarafların paydaş olduğu ve taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığı belirlenerek, davacı payları oranında elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olması doğrudur.
Ne varki, muris muvazaası ile illetli olan dava kabul edildiğine göre davacıların tereke üzerinde murisin ölüm tarihinden itibaren hak sahibi olacağı ve bu nedenle miras bırakanın ölüm tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için davacılar lehine ecrimisile hükmedilmesi gerekirken muris muvazaası ile ilgili davada, davalıya yapılan tebligat tarihinin ecrimisile esas alınması doğru olmadığı gibi hüküm altına alınacak ecrimisil yönünden tahakkuk tarihleri gözetilerek faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/1270, K. 2010/2873, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama