KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/12725 E., 2010/13242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- ANKARA 15. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2010
- Numarası
- 2008/372-2010/172
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı olduğu 60404 ada 3 parsel sayılı taşınmazına haklı ve geçerli neden olmaksızın çiçek yetiştiriciliği faaliyeti yapmak suretiyle davalı tarafından müdahale edildiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu konusu taşınmaza yönelik davalı müdahalesinin 2006 yılında sonlandırıldığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın reddine, ecrimisil isteği yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece,elatmanın önlenmesi isteğinin reddine ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; keşfen elde edilen bilirkişi krokisinde B harfi ile gösterilen mavi ile taralı bölüme 2006 yılından önce elatıldığı, sonradan elatma olgusunun sonlandırıldığı mahkemece benimsenerek elatmanın önlenmesi isteğinin reddire karar verildiği görülmektedir.
Oysa,bilirkişi krokisinde kırmızı ile taralı ve A harfi ile gösterilen bölümün davalı tasarrufunda bulunduğu sabittir. Nitekim, davalı da paydaşı bulunduğu çekişmeli taşınmaza davalının elatmasının önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Ayrıca,her ne kadar davalı, savunma yoluyla çekişmeli taşınmazı kira ilişkisine dayalı olarak kullandığını ileri sürmüş ise de dayanılan kira ilişkisi yönünden Türk Medeni Kanununun 691. maddesinde öngörülen pay ve paydaş çoğunluğunun bulunmaması nedeniyle bu savunmaya itibar edilmeyeceği tartışmasızdır.
Öyleyse, mahkemece,kırmızı ile taralı ve A harfi ile gösterilen bölümdeki davalı kullanımı ve 21.06.1944 tarih, 13/24 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gözetilerek davalının elatmasının önlenmesi ve dava tarihine kadar ki, dönemi içerecek şekilde kabul kapsamına alınacak bölümle ilgili belirlenecek ecrimisil miktarının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/12725, K. 2010/13242, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama