KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/12976 E., 2010/13627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- BAKIRKÖY 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/07/2010
- Numarası
- 2008/195-2010/251
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak miras bırakanları O..Ö..’in kayden malik olduğu, kat mülkiyeti kurulu, 805 ada, 395 parsel sayılı taşınmazda yer alan 33 nolu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırma amacıyla davalı eşine tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptalini istemiş, birleşen davada da miras payı oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişmeli taşınmazı rayiç değeri üzerinden bedeli karşılığında satın aldığını, alım gücü olduğunu, aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle muris adına tescil edildiğini, akitteki değerin belediye tarafından belirlenen değer olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; yapılan temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi n raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ve birleşen dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece; miras bırakan tarafından çekişmeli 805 ada, 395 parselde yer alan 33 nolu bağımsız bölümün davalı M.. Ö.’e temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı yanın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine,
Ancak, asıl davada tapu iptali isteminin yanında sehven yer verilmeyen tescil talebine, bu defa birleşen davada yer verilerek bu eksikliğin giderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl dava ile birleşen davanın birbirini tamamlayan nitelik taşıdığı, tescil isteği olmaksızın tapu iptali davasının (bazı özel durumlar dışında) dinlenilmesine olanak bulunmadığı, ayrıca davanın aynı hukuki nedene dayalı ve çekişmenin aynı taşınmazlara ilişkin bulunmasına, hukuk tekniği açısından bağlantılı ve tek dava olduğu gözetilerek keşfen saptanıp, eksik peşin harcı tamamlanan davacının payına isabet eden değer üzerinden tek harç alınmasına karar verildiği halde mükerrer avukatlık parasına hükmedilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/12976, K. 2010/13627, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama