KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/13220 E., 2011/1259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2011
- Mahkemesi
- ŞARKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2008
- Numarası
- 1998/138-2008/166
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Şarköy Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.09.2008 gün ve 138-166 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 02.06.2010 gün ve 4731-6301 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalar 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütüktün terkini ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde değişiklik yapan 5841 Sayılı Yasa düzenlemesi ile henüz kesin hüküm halini almamış davalarda da tarafların sıfatına ve taşınmazların niteliğine bakılmaksızın 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin uygulanacağı öngörülmüştür. Anılan yasa düzenlemeleri gözetilmek suretiyle davalar hakkında karar verilmesi ve haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve avukatlık ücreti takdiri gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Karar, tarihinde bozma gerekçeleri doğru ise de, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğü giren ve 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 36. maddesi (36/A md. ) hükmüne ilave edilen 16. maddesi hükmünde kadastroya dayalı işlemlerden dolayı açılacak davalar neticesinde davalı taraf davayı kaybetse dahi yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağı hükmü öngörülmüş, 17. maddesi ile de anılan hükmün uygulanma zamanı infaz aşamasına kadar uzatılmıştır.
Diğer taraftan, yürürlüğe giren Yasa hükmünün geçmişe şamil olarak uygulanması öngörüldüğünde anılan bu husus kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eder. Nitekim anılan 6099 sayılı Yasanın eldeki davalara da uygulaması gerektiği gözetildiğinde bozma kararının davalı tarafından karar düzeltmeye getirilmemiş olması da neticeye etkili değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/13220, K. 2011/1259, 10 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama