KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/13576 E., 2011/927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2011
- Mahkemesi
- EYÜP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/05/2010
- Numarası
- 2006/255-2010/218
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaş oldukları 2569 ve 2571 parsel sayılı taşınmazların tamamına davalı paydaş şirketin açık ve kapalı alandan oluşan restaurant olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuşlar, bilahare ecrimisil miktarına ilişkin istemlerini ıslah suretiyle arttırmışlardır.
Davalı, intifadan men olgusunun gerçekleşmediğini, paydaş olması nedeniyle taşınmazları kullandığını, davacıların dava tarihine kadar taşınmazlardan yararlanma konusunda herhangi bir taleplerinin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, intifadan men olgusunun gerçekleştiği davacıların çekişmeli taşınmazlardan yararlanmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmşitir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, harca tabi nitelik taşıyan bir davanın açıldığının kabul edilebilmesi için nispi hargcın alınması gerekeceği tartışmasızdır. Elatmanın önlenmesi davasının da 492 Sayılı Harçlar Yasasının 16.maddesi hükmü uyarınca nispi harcı tabi olduğu kuşkusuzdur.
Oysa somut olayda, davacıdan sadece talep ettiği ecrimisil üzerinden harç alınmış, elatmanın önlenmesi talebi bakımından değer bildirilmemiş ve nispi harç tahsil edilmemiştir.
Bilindiği üzere; harç ikmali sağlanmaksızın davanın devamına ve yargılamanın sürdürülmesine 492 Sayılı Harçlar Yasasının 30 ve 32.maddeleri hükmü gereğince yasal olanak yoktur.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi isteği bakımından dava değeri belirlenerek harç ikmalinin sağlanması, ondan sonra işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/13576, K. 2011/927, 27 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama