KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/13750 E., 2011/345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2011
- Mahkemesi
- FATİH 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/05/2009
- Numarası
- 2008/277-2009/152
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, yıkıp yeni bina yapmak için boş tuttukları 68 sayılı parseldeki binalarının davalı tarafından işgal edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, taşınmazda kiracı olduğunu, binada tadilat yaptırdığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, özellikle noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıtlardan, çekişmeli 858 ada 68 sayılı parselin yarı yarıya kayıt maliki olan davacıların, paylarının tamamını karardan sonra 07.08.2009 tarihinde dava dışı kişilere sattıkları ve taşınmazla kayden ilgilerini kestikleri görülmektedir.
Bilindiği üzere, dava açıldıktan sonra da, sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.
Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, HUMK.'nun l86. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.
Söz konusu madde hükmüne göre, iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta, dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/13750, K. 2011/345, 19 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama