İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/1803 K.2010/5900

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2010/1803Karar2010/5900Tarih25 Mayıs 2010Okuma4 dk · 758 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/1803 E., 2010/5900 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2010
Mahkemesi
SARIYER 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
12/11/2009
Numarası
2006/283-2009/383
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

758 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı, miras bırakan babası M. Ö.'ün kendisinden ve dava dışı kız kardeşinden mal kaçırmak amacıyla davalı oğullarına verdiği vekaletle 57 ada 6 sayılı parseldeki payının büyük çoğunluğunu emanetçi konumundaki diğer davalılara muvazaalı biçimde devrettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve terekeye iade, olmazsa maddi ve manevi tazminat isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.5.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asil N.Ö.vekili Avukat E.Y. ile temyiz edilen asil S. T.vekili Avukat B.Ö.ve yine temyiz edilen vekili Avukat S.E.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Getirtilen kayıt ve belgelerden, çekişmeli 57 ada 6 sayılı parselin 36/100 payı miras bırakan M.Ö.adına kayıtlı iken, miras bırakanın bu payının 12/100'ünü 21.06.2001 tarihli vekaletname ile vekil kıldığı davalı oğlu M.vasıtasıyla 14.12.2004 tarihinde yarı yarıya davalılar A. S.ve S.

T.'ya, üzerinde kalan 24/100 payın 20/100'ünü ise 21.03.2006 tarihli vekaletnameyle vekil kıldığı davalı oğlu M.vasıtasıyla 23.03.2006 tarihinde davalı C.A.'a satışlar yoluyla devrettiği, S.T.ile C. A.ın da miras bırakandan aldıkları payları sonradan diğer davalılar M., D.

A.ve N.e sattıkları; taşınmaz hakkında dava dışı yükleniciyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olduğu ve taşınmazda iki bloktan oluşan sekiz katlı bina bulunduğu; ayrıca, miras bırakanın 25.05.2006'da ölmesiyle geride mirasçıları olarak davacı oğlu Nihat ile davalı oğulları M., M., A.ve dava dışı kızı H.'nin kaldığı görülmektedir.

Davacı, miras bırakan babasının davalı oğulları lehine mal kaçırmak amacıyla pay temliklerini gerçekleştirdiğini, diğer davalıların da onlarla el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış ve tapuların iptaliyle terekeye döndürülmesini, olmazsa tazminat istemiştir.

Davada, taşınmazın terekeye döndürülmesi istendiğine göre, mirasçılar arasında elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, ilk önce iştirakin sağlanması kaçınılmazdır.

Diğer taraftan, muris muvazaası yönünden hükme yeterli bir soruşturma yapıldığını söyleyebilmek de mümkün değildir.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Nisbi muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için asıl amacını gizleyip, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklayarak devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olayda, değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle bir araştırma yapılmamış, miras bırakanın davalı oğulları ile diğer davalıların el ve işbirliği içinde hareket edip etmedikleri üzerinde durulmamıştır.

Hal böyle olunca, öncelikle dava dışı mirasçı H.'nin davaya olurunun alınması ya da miras şirketine M.K.nun 640. maddesi uyarınca temsilci atanması, böylece davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi; ondan sonra, toplanmış ve toplanacak deliller yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek temliklerin muvazaalı olup olmadığının, davalılar arasında el ve işbirliği bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, usül ve esas bakımından eksik soruşturma ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının, temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edİLenden alınmasına, 25.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/1803, K. 2010/5900, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1803
Karar No
2010/5900
Tarih
25 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/1804 K.2010/5528
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/1804 K.2010/3026
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/1804 K.2010/13254
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/1805 K.2010/4601
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/1805 K.2010/6894
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/1805 K.2010/13253

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.