KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/2034 E., 2010/2849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- GÖLMARMARA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/06/2009
- Numarası
- 2007/92-2009/78
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden paydaşı olduğu 807 parsel sayılı taşınmazın zeytin ağaçları bulunan bölümüne davalının taşınmazda payı olmadığı halde müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmaza haksız müdahalesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın müdahale ettiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kayden davacının paydaşı olduğu çekişme konusu 807 parsel sayılı taşınmaza, davalının haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın müdahale ettiği saptanmak suretiyle elatmanın önlenmesine ve belirlenen ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ne var ki, davalı tarafça yapıldığı anlaşılan yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmamış olması ve dava kısmen kabul edildiğine göre, davada vekille temsil edilen davalı yararına vekalet ücretinin hüküm altına alınmamış olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin, davanın kabul ve reddedilen kısımları nazara alınarak haklılık oranına göre taraflara paylaştırılması, ayrıca davanın reddedilen kısmı üzerinden, davada vekille temsil edilen davalı yararına vekalet ücreti takdir ve tayini gerekirken, anılan yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm oluşturulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2034, K. 2010/2849, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama