İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2059 K.2010/3293

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı (birleştirilen davanında davacısı); ortak miras bırakan babasının 222 sayılı parselinin tamamını ve 205 sayılı parseldeki 19000/59148 payını davalı oğullarına yarı yarıya satış yoluyla devrettiğini,…

Esas2010/2059Karar2010/3293Tarih24 Mart 2010Okuma4 dk · 701 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/2059 E., 2010/3293 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mart 2010
Mahkemesi
REYHANLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
09/12/2009
Numarası
2000/78-2009/459
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

701 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı (birleştirilen davanında davacısı); ortak miras bırakan babasının 222 sayılı parselinin tamamını ve 205 sayılı parseldeki 19000/59148 payını davalı oğullarına yarı yarıya satış yoluyla devrettiğini, taşınmazların sonradan ifraz gördüğünü, devir işleminin mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde yapıldığını ileri sürerek, toplam 38 parça taşınmaz yönünden payı oranında tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuş, aşamada iki parça taşınmaz hakkındaki davasından feragat etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, iki parça taşınmaz yönünden feragat nedeniyle, diğer taşınmazlar yönünden de iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava ve birleştirilerek görülen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, her iki davanın da reddine karar verilmiştir.

Getirtilen kayıt ve belgelerden, çekişme konusu 2901 m2 tarla vasfındaki 222 sayılı parselin tamamı ile 59148 m2. tarla vasfındaki 205 sayılı parselin 19000/59148 payının miras bırakan Ö.'e ait iken, 11.06.1975 tarihli akitle davalı iki oğluna satış yoluyla yarı yarıya devredildiği, bunlardan 222 sayılı parselin davalılar arasında 1979'da yapılan taksimde davalı M.'a kaldığı ve onun tarafından da 1986'da üçüncü kişilere satıldığı, 205 sayılı parselin ise 1986'da ifraz suretiyle pek çok parsele ayrıldığı;1903 doğumlu miras bırakanın 23.12.1975'te, eşinin de 1990 yılında öldükleri, geriye kızları F.. ve M.ile davalı iki oğlunun kaldığı, eldeki davanın kızlardan F. tarafından açıldığı görülmektedir.

Çekişmeli 222 sayılı parselin davadan önce dava dışı üçüncü kişilere satıldığı, 1575 ve 1576 sayılı ifraz parselleri yönünden de davadan feragat edildiği anlaşıldığına göre, anılan parseller bakımından davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Çekişmeli 205 sayılı parselden ifrazen oluşan diğer taşınmazlara gelince; bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyip, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklayarak devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olayda, miras bırakan ve eşinin davalı oğulları ile aynı bahçe içinde bitişik evlerde yaşadıkları, miras bırakanın tarlalarını icara vererek geçimini sağladığı, 1944 yılından sonra görme yeteneğinin çok azaldığı, davalı oğlu M. ile hacca gittiği ve hac dönüşünde aynı gün vefat ettiği; taşınmazların temlik tarihi itibariyle davalılardan M.'in üretme çiftliğinde bekçilik, davalı M.un da marangozluk yaptığı, maddi durumlarının pek iyi olmadığı tanıklarca ifade edilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan deliller yukarıda değinilen ilke ve olgularla birlikte değerlendirildiğinde, miras bırakanın taşınmaz satmasını gerektiren haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, hacca gidebilmek için taşınmazlarını sattığı ve parasını aldığı yolundaki savunmanın da hukuken geçerli delillerle kanıtlanamadığı, temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde gerçekleştirildiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, feragat edilenler dışında 205 sayılı parselden ifrazen oluşan ve halen davalılar üzerinde bulunan taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2059, K. 2010/3293, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2059
Karar No
2010/3293
Tarih
24 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2060 K.2010/3289
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/2060 K.2010/4401
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/2060 K.2010/2293
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/2060 K.2010/2209
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/2060 K.2010/2326
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2061 K.2010/3288

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.