KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/2126 E., 2010/3032 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2010
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL, YIKIM
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 2753 ada 3 parsel sayılı taşınmaza, komşu 4 sayılı parselin maliki olan davalının taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, tecavüzlü durumun imar uygulaması sonucu oluştuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Kaim bedelin ödenmesi suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;" ... davalıya ait yapının taşkın olmayan bölümlerinin kullanılmayacak durumda olduğunun belirlenmesi halinde yapının tamamının kaim bedeline, kısmen kullanılabilir ise onarım bedeli ile taşkın kısmın bedeline hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uygulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu, davalıya ait yapının taşkın kısmının yıkımı halinde kalan kısmının kullanılmasının mümkün olmayacağının bilirkişi raporuyla saptandığı gerekçesiyle keşif tarihi itibariyle kaim bedeli olarak belirlenen 18.742.50.-TL'nın davalıya ödenmesine, elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, hükmüne uyulan Daire bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak, 3194 Sayılı İmar Yasası'nın 18.maddesi uygulaması sonucu, davalıya ait yapının imarla taşkın hale gelen bölümünün yıkılması sonucu kalan kısmınında işe yaramayacağı saptanarak, yapının tüm kaim bedelinin depo ettirilmesi ve uzman bilirkişi tarafından önceki kroki ve raporda irdelenmek suretiyle elatılan yerin gerçek yüzölçümünün belirlenmek suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olduğuna göre;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2126, K. 2010/3032, 17 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama