İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2130 K.2010/2509

Taraflar arasında görülen davada;Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 12 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek tapunun…

Esas2010/2130Karar2010/2509Tarih8 Mart 2010Okuma3 dk · 556 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/2130 E., 2010/2509 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mart 2010
Mahkemesi
VAKFIKEBİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
09/04/2009
Numarası
2006/252-2009/89
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

556 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 12 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek tapunun iptal ve terkinini istemiştir.

Davalılar, karşı dava ile, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptal edilmesi halinde bedelinin yasal faizi ile tahsilini talep etmişlerdir.

Davalılar, karşı dava ile, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptal edilmesi halinde, bedelinin yasal faizi ile tahsilini talep etmişlerdir.

Mahkemece, 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesine göre hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve terkin, karşı dava ise, taşınmazın tapusunun iptal edilmesi halinde bedelinin yasal faizi ile tahsili isteğine ilişkindir.

Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle asıl davanın reddine, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına maktu vekalet ücreti tayinine , karşı dava konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 359 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ifrazen geldiği 662 parsel sayılı ana kadastral parselin 22.01.1988 tarihinde kesinleşen kadastro sonucu tapuya tescil edildiği görülmektedir.

Bilindiği üzere; 14.03.2009 tarihli Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin üçüncü fıkrasına " bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" cümlesi ve aynı Yasanın 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Yasaya " Bu Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir.

Öte yandan, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır.

Somut olayda kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde 5841 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.

İdarece kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ise de taraflara tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği, mahkemece 3 Jeoloji Mühendisi, 1 Ziraat Mühendisi ve 1 Kadastro Mühendisi marifetiyle kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine karar verildiği ancak bu konuda tespit ve inceleme yapılmadan hak düşürücü süreden dava reddedilmiştir.

Bu durumda, uzman bilirkişiler aracılığıyla mahallinde keşif yapılarak kıyı kenar çizgisinin 28.11.1997 gün ve 5/3 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı doğrultusunda belirlenmesi, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalıp kalmadığının saptanması, yasal düzenlemeler ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek dava tarihinde davacı Hazinenin davasında haklı olup olmadığının ortaya çıkarılması zorunlu iken eksik inceleme ve soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Bunun yanında ; her davanın açıldığı tarihteki koşullara bağlı olduğu; bir tarafın dava açıldığı andaki mevzuat ve İçtihada göre davasında haklı bulunduğu halde dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da İnançları Birleştirme Kararı nedeniyle davayı kaybetmesi halinde yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağı ilkeleri karşısında , tarafların davadaki haklılık durumları dikkate alınarak yargılama giderlerine ve avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hazinenin temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,8.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2130, K. 2010/2509, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2130
Karar No
2010/2509
Tarih
8 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/2131 K.2010/3537
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/2131 K.2010/5120
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2132 K.2010/2621
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/2132 K.2010/2743
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/2132 K.2010/3181
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2132 K.2010/3029

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.