KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/2412 E., 2010/6063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/12/2009
- Numarası
- 2009/277-2009/499
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 3256 ada 105 ve 106 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, komşu parsellerde tevhit ve ifraz işlemleri yapılmadan, paydaşı olduğu taşınmazlara inşaat ruhsatı alınmadan bina yapıldığını, ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, davaya karşı beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davalı kooperatif tarafından davacının paydaşı bulunduğu taşınmazlara davacının rızası olmadan bina yapıldığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ile yapının yıkımına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.05.2010 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ...geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ......tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmazlara elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın davalı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Ne var ki, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetkisine dayanarak 27.05.2010 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Feragat kesin hükmün hukuki neticelerini doğurur ve karar kesinleşinceye kadar her zaman yapılması olanaklıdır.
O halde, feragat yönünden bir karar verilmesi bakımından hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2412, K. 2010/6063, 28 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama