KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/2448 E., 2010/2846 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 104 parsel sayılı taşınmazda dahili davacılar ile birlikte elbirliği halinde malik olduğunu, davalının da taşınmazda paydaş bulunduğunu, taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığını ve kendi kullanımlarına engel olduğunu ileri sürerek paya yönelik elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kullanımına engel olmadığını, paylarına karşılık yeri kullanmalarını kabul ettiğini, ancak ecrimisil talebine kabul etmediğini belirtmiştir.
Mahkemece, davalının kabul beyanı nedeniyle elatmanın önlenmesi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil yönünden ise davaya diğer ortakların da muvafakat etmesi gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, elatmanın önlenmesine karar verilen çaplı taşınmazda, davalının ¾, davacının ise diğer ortaklarla birlikte elbirliği halinde mülkiyet şeklinde ¼ paya malik olduğu,
paylı mülkiyet ile elbirliği mülkiyetin birlikte olması halinde malikler arasında paylı mülkiyet hükümlerinin uygulanması gerektiği, bir taşınmazın mütehammül olduğu ecrimisilin bölünebilir niteliği itibariyle her müşterek paydaşın ya da iştirakçinin payı oranında istekte bulunabileceği gözetildiğinde, mahkemenin tüm iştirakçilerin birlikte istekte bulunması gerektiğine ilişkin gerekçesi doğru değil ise de, somut olayda Kadastroca yapılan tespitin açıklayıcı nitelik taşıdığı, dava tarihinden önceki ve davalıya satış yapılan 1994 tarihinden beri davalının kullanımına davacının ses çıkarmadığı,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2448, K. 2010/2846, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama