KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/2869 E., 2010/3791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- SİNCAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2009
- Numarası
- 2008/216-2009/624
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı gereğince 4375 m2'lik taşınmazın 1480 sayılı parsel olarak hazine adına tescil edildiğini, bilahare Ankara 32.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da anılan taşınmazı kapsar şekilde 14094 m2'lik alanın hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiğini, ancak 1480 sayılı parselle mükerrerlik oluşturduğundan kararın infaz edilemediğini, ortada tarafları, sebebi ve konusu aynı olan ve kesinleşen iki hüküm bulunduğunu ileri sürüp, Ankara 32.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.2000 tarih 1999/92 esas, 2000/777 karar sayılı kesinleşen ilamın yargılamanın iadesi yoluyla ortadan kaldırılarak, önceki hükmün dışında kalan 9719 m2'lik ve 6612 m2'lik kısımların hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteğinin hükmü veren mahkemeden istenebileceğinden bahisle davanın görev yönünden reddine dair önceden verilen kararın Dairece; "...yargılamanın yenilenmesi isteği ile ilgili eldeki davanın çözüm yerinin yetkili Sincan Mahkemesi olduğu sabittir... kabul tarzı itibari ile de yetkisizlik yerine görevsizlik kararı verilmiş olması da isabetli değildir..." gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının İade-i Muhakeme talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, yargılamanın yenilenmesi ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacının iade-i muhakeme talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava dilekçesine ekli Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.09.1999 tarih ve 329-564 sayılı ilamı ile 4375 m2 miktarındaki taşınmazın hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın 18.12.1999 tarihinde kesinleştiği ve bu taşınmazın 10.05 2000 tarihinde 1480 sayılı parsel olarak tescil edildiği; yine dava dilekçesine eklenen Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.12.2000 tarih ve 1999 /92 esas, 2000/777 karar sayılı ilamına göre, 14094 m2 ve 6612 m2’lik arazilerin hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın 22.03.2001 tarihinde kesinleştiğine dair şerh verildiği,
davacı hazine tarafından Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararda tescil konusu olan 14094 m2’lik alanın, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi ilamıyla 1480 sayılı parsel olarak hazine adına tescil edilen 4375 m2’lik taşınmazı kapsadığı, ortada kesinleşen iki hüküm bulunduğu ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı, mahkemece yargılamanın yenilenmesine ilişkin Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının bulunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda değinildiği üzere dosyanın bulunamadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de; dosyanın bulunması konusunda yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Zira, anılan dosyanın Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004 /148 esas sayılı dosyasına gönderildiği ve bu dosyanın Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesine devredildiği ve bilahare yetkisizlik kararı ile Sincan Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine devredildiği gerek Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin yazı cevabı, gerekse hazine vekili beyanıyla bildirilmesine rağmen, yetkisizlikle Sincan’a gelen dosya ve bu dosya içerisinde yargılamanın yenilenmesi istenilen dosyanın bulunup bulunmadığı araştırılmış değildir.
O halde; yargılamanın yenilenmesi istenilen dosyanın bulunabilmesi için gerekli araştırmaların yapılması, yapılacak bütün araştırmalara karşın dosya bulunamaz ise, o takdirde 4473 Sayılı Zayi Olan Dosyaların Yenilenmesine İlişkin Yasa hükümleri gözetilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçe ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, Yapracık Köyünün sonradan Etimesgut ilçesine bağlanmak suretiyle mahalle muhtarlığı haline geldiği izlenimi uyandığından gerçekten böyle bir olgu saptanırsa,
köy tüzel kişiliği hükmi şahsiyetinin ortadan kalktığı gözetilerek bağlandığı belediyeye tebligat çıkartılıp taraf teşkili sağlanması gerekirken, anılan eksiklik giderilmeden karar başlığında belediyenin davalı olarak gösterilmesi de isabetsizdir. Başka bir ifadeyle, anılan usuli işlem ikmal edilmediği halde belediyenin karar başlığında gösterilmiş olması, taraf teşkilinin sağlandığını göstermez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2869, K. 2010/3791, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama