İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2906 K.2010/5075

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2010/2906Karar2010/5075Tarih29 Nisan 2010Okuma5 dk · 921 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/2906 E., 2010/5075 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2010
Mahkemesi
MUŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
Tarihi
29/12/2009
Numarası
2006/381-2009/1194
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

921 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı, tapuda idare adına kayıtlı 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların 5283 sayılı yasa uyarınca davalı hazine adına resen tescil edildiğini, binanın sağlık hizmetlerinde kullanılmayan bölümlerinin bulunduğunu, tescilin yasaya aykırı yapıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davacı TEDAŞ, SGK'nun maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazın 120 m2lik bölümünü kamulaştırma nedeniyle edindiğini 5283 Sayılı Yasanın kendisini bağlamayacağını, bu kısmın tapusunun iptali ve tescilini talep etmiştir.

Davalı, tescil işleminin hukuka ve yasaya uygun olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.

Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece " mahkemece yanılgılı değerlendirme yapıldığı, davadaki isteğin yolsuz tescil iddiasına dayalı olduğu gözetilerek taraf delillerinin toplanması , gerekli araştırma ve incelemelerin yapılması sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu asıl davanın açılmamış sayılmasına birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı SGK vekili ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü

Davalar, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, açılmamış sayılmasına karar verilen asıl dava yerine açılan dava ile TEDAŞ tarafından açılan ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. O halde davalı hazinenin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;

Ancak, 5283 sayılı yasanın 4/e maddesine göre, devri gereken bölümlerin ifrazının mümkün olması halinde ifraz edilerek sadece bu bölümün mülkiyetinin devredileceği, yok eğer ifrazı kabil değilse ve çekişme yapıya ilişkinse üzerinde kat mülkiyeti ya da, kat irtifakı kurularak devrinin gerekeceği kuşkusuzdur.

Çekişme konusu taşınmazlardan 13 parsel üzerindeki ana yapıda bağımsız bölüm ve katlar bulunmakla beraber kat irtifakı ve kat mülkiyetinin kurulmadığı sabittir.

Öte yandan, 3194 Sayılı Yasanın 15 ve 16.maddesi hükmü belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re’sen veya müracaat üzerine tevhit veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkinini belediye encümeninin, şayet taşınmaz belediye veya mücavir alan sınırları dışında ise bu takdirde de; İl İdare Kurullarının onayına bağlı tutmuştur. Başka bir anlatımla, sayılan hallerde yasal bir işlemin varlığının kabul edilebilmesi açısından mutlaka Encümen Kararına dayalı olması gerekeceği tartışmasızdır.

Bunun yanında, Türk Medeni Kanununun 719. maddesi taşınmazların yatay mülkiyet kapsamını belirlerken 718. maddesi hükmü ile de dikey mülkiyet kapsamı belirlenmiştir. Diğer yandan, 684.maddesiyle de; zemine malik olan kimsenin onun mütemmim cüzüne de malik olacağı öngörülmüştür.

Bu düzenlemelere göre; arz üzerindeki ana gayrimenkul bakımından 634 Sayılı Yasa hükümlerinin öngördüğü kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulmadıkça taşınmazın üzerindeki binanın müstakil katları ve bölümleri yönünden müstakil mülkiyet oluşturulmasına yasal açıdan olanak yoktur. Zira Türk Medeni Kanunu zeminin bir kimseye aitken üzerindeki yapının başkasına ait olması şeklinde çifte mülkiyete cevaz vermemiştir.

O halde, ifrazın yatay mülkiyet halinin söz konusu olduğu hallerde araştırılması, aksi takdirde ifrazın olanaklı olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı açıktır.

Diğer taraftan, 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 10/4. maddesi hükmü kat mülkiyetinin ne yolla kurulacağı ve tescil edileceği konusunda genel kuralı belirlemiştir. Buna göre, kat mülkiyeti tapu memurunca düzenlenen resmi senet (sözleşme) uyarınca ya da, aynı maddenin son fıkrasına göre; mahkeme kararı ile kurulur ve tescil edilir, böylece varlık kazanır.

Gerek sözleşme gereğince tapu idaresince ve gerekse mahkeme kararı ile kat mülkiyeti kurulacak hallerde aynı yasanın 10.maddesi ile 13.4.1983 tarihli ve 2814 Sayılı Yasanın 4, 6. maddeleriyle değişik 12, 13. maddesi hükümlerinin gözetilmesi gerekeceğinde kuşku bulunmamaktadır.

Belirtmek gerekir ki, her iki halde de; ilkinde ana taşınmazın maliki ya da ortak malikleri tarafından istenilmesiyle keza, mahkeme kararıyla kat mülkiyetine geçişte ise 12.maddenin 5. fıkrasında öngörüldüğü üzere kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında mirasçılardan veya ortak maliklerden birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını istemesiyle mümkün olacağı tartışmasızdır.

O halde, değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında durum değerlendirildiğinde, her iki halde de, kat mülkiyetinin kurulmasını isteme hakkının mutlaka taşınmazın malikine veya paydaşına yahut onların yasal temsilcilerine ait olacağı kuşkusuzdur. Bir başka ifadeyle, taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmayanın ya da yasal temsilci olmayanın bu hakkı kullanmasına ve istemesine olanak yoktur.

Hemen vurgulanmalıdır ki, aynı ilkeler 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 14.maddesinde öngörülen kat irtifakının kurulmasında da geçerlidir.

Kaldı ki, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmasına yönelik isteklerin 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı açıktır.

Anılan yasanın 2814 Sayılı Yasanın 15.maddesi ile getirilen Ek 1.maddesinde aynen; “ Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir” düzenlemesine yer verilmiştir.omut olayda, 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binadaki kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmadığı anlaşıldığına göre mahkemece, öncelikle sağlık hizmetine özgülenen bölümler yönünden yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda kat mülkiyeti kurulup kurulamayacağının belirlenmesi,

mümkün olmadığının tespiti halinde, anılan bölümlerin taşınmazın genel yüz ölçümüne orantılanması suretiyle SGK ile Hazine’nin taşınmazda paydaş kılınması gerekirken bu yönler dikkate alınmaksızın taşınmazın ½ payı iptal edilmek suretiyle sonuca gidildiği, diğer taraftan 12 parsel sayılı taşınmazda TEDAŞ tarafından kamulaştırılan bölüm yönünden de, öncelikle bu yerin ifrazının mümkün olup olmadığının araştırılması, ifrazın mümkün olması halinde ifraza uygun krokili rapor alınması,

mümkün değil ise anılan bölümün taşınmazın genel yüz ölçümüne orantılanması suretiyle TEDAŞ ile Hazine’nin taşınmazda paydaş kılınması gerekirken bu yönler dikkate alınmaksızın ve infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulduğu görülmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, 13 parsel sayılı taşınmazdaki sağlık hizmetine ayrılan bölümleri ile 12 parsel sayılı taşınmazda ki kamulaştırılan trafo alanı yönünden yukarıda değinilen hükümler doğrultusunda ifraz durumlarının araştırılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacı SGK ve davalı Hazine'nin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2906, K. 2010/5075, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2906
Karar No
2010/5075
Tarih
29 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/2907 K.2010/5779
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/2907 K.2010/5214
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/2907 K.2010/3883
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/2907 K.2010/13970
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/2908 K.2010/5776
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/2908 K.2010/5584

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.