KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/3500 E., 2010/4639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2009
- Numarası
- 2009/12-2009/209
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vakıflar idaresi,52 ada 33 parsel sayılı taşınmaza İstanbul Defterdarının Kayyım tayin edildiğini, on yıllık kayyımla idare süresinin dolduğunu, taşınmazın Sultan Beyazıt vakfından icareli olduğunu, mutasarrıfından haber alınamadığını ileri sürüp, gaiplik ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davalı reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın aslının vakıf olması nedeniyle mutasarrıfının gaipliğine, taşınmazın vakfı adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, gaiplik ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, harca tabi nitelik taşıyan bir davanın açıldığı kabul edilebilmesi için başvurma ve nisbi harcın alınması gerekeceği tartışmasızdır.
Davacı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü olup, harca tabi olduğunda da kuşku yoktur.
Her nekadar, 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 77.maddesinde “… tüm iş ve işlemleri, her türlü vergi, resim, harç ve katılım payından istisnadır” hükmüne yer verilmiş ise de, anılan hükmün yargı harçlarını kapsamadığı yasal ve yargısal uygulamalar gereğidir. Anılan kural, Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 tarih ve 2008/18-777 esas, 2008/788 sayılı kararı ile de sabittir.
Oysa; somut olayda, dava açan davacı idareden gerek başvuru, gerekse nispi harç tahsil edilmemiştir. Harç ikmali sağlanmaksızın davanın devamına ve yargılamanın sürdürülmesine 492 Sayılı Harçlar Yasasının 30.ve 32.maddeleri hükmü gereğince yasal olanak yoktur.
Hal böyle olunca, gerek başvurma harcı gerekse nispi harcın tahsil edilmesi ve bu gerek ifa olunduğu takdirde davaya devam edilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/3500, K. 2010/4639, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama