İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/3566 K.2010/5706

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/3566Karar2010/5706Tarih13 Mayıs 2010Okuma4 dk · 778 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/3566 E., 2010/5706 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2010
Mahkemesi
KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
16/07/2009
Numarası
2006/148-2009/516
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

778 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki olduğu 2697 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı B.ın vekalet görevini kötüye kullanarak kardeşi diğer davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, satıştan haberi olmadığını, kendisine satış bedeli ödenmediğini ileri sürüp vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı taktirde 20.000,00 YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı B. dava konusu taşınmaz payını davacıya verdiği kumaş ve araba karşılığı olarak satın aldığını, davacının bu nedenle kendisine verdiği vekaletname ile yeri kardeşi diğer davalıya satış suretiyle devrettiğini, iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Davalı M., dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuş, karşı davasında; kayden maliki olduğu 2697 parsel sayılı taşınmazda kiracı olan davalının 16 aylık kira borcunu ödemediğini ileri sürüp 4.800,00 YTL kira alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacı iddiasının sabit olmadığı, karşı davanın süresinde açılmadığı gibi taraflar arasındaki kira ilişkisinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı M.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi . ..’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tazminat isteğine, karşı dava ise, alacak isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacı M.’in 18.08.2004 tarihinde davalı B.’a vermiş olduğu vekaletname kullanılarak çekişme konusu 2697 parsel sayılı taşınmazdaki 203/145508 payının 27.12.2004 tarihli akitle miras bırakandan intikalinin yapılarak aynı gün bir sonraki yevmiye ile satış suretiyle vekilin kardeşi diğer davalı M.’a satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, anılan temlikin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere;Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; davacı intikal ve satış işlemleri için vekaletname verdiğini, ne var ki, kendisini zararlandırma kastıyla vekaletin kötüye kullanıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalılar, başka bir ticari ilişki nedeniyle alacaklı olan davalı vekil Bayram’ın alacağına karşılık elde ettiği vekaletname ile çekişme konusu taşınmaz payını diğer davalıya satışının yapıldığını savunmuşlardır. Davalıların yukarıda açıklanan savunma içeriği temlik sırasında taşınmaz bedelinin ödenmediğini göstermektedir ve bu tür bir savunmanın yazılı delille kanıtlanması gerektiği de izahtan varestedir.

Diğer yandan; davalılar savunmasında sözü geçen tarihsiz ‘makbuz’ başlıklı harici belgede davacının imzası olmayıp esasen içeriğinde de savunmayı destekleyen, diğer bir deyişle davacının borcuna karşılık taşınmaz payının temlik edileceğine dair bir ifadede yer almamaktadır.

Bu durumda, dava konusu taşınmaz payının bedelsiz devredildiğinin kabulü gereklidir. Nitekim davacıya bir bedel ödendiğine dair belge de sunulamamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; davacı M..davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/3566, K. 2010/5706, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3566
Karar No
2010/5706
Tarih
13 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/3567 K.2010/8889
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/3567 K.2010/3612
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/3568 K.2010/8895
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/3568 K.2010/3614
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/3569 K.2010/9531
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/3570 K.2010/6016

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.