KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/3765 E., 2010/4970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
- Mahkemesi
- AYDIN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2008
- Numarası
- 2006/700-2008/754
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanın maliki olduğu 1959 ada 2 parsel sayılı taşınmazını davalı oğluna bağış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup saklı payının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı, murise ölünceye kadar bakıp gözettiğini, huzur evi aidatlarını ödediğini, minnet ve şükran duygusu ile taşınmazın kendisine bağışlandığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddiaların kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan A. İ.'nin 2 parsel sayılı taşınmazını 30.12.1999 tarihli resmi senetle davalı oğluna bağış yolu ile temlik ettiği, murisin 22.8.2006 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Davacı, miras bırakanın bağış şeklinde yapmış olduğu temlikin saklı payını aşma kastı ile gerçekleştirildiğini ileri sürerek tenkis isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Oysa, murisin uzun süre huzurevinde kaldığı, bakım ücreti ve diğer masrafların davalı tarafından karşılandığı dosyaya ibraz edilen belgelerle sabittir.
Öte yandan, davalıya yapılan bağışın, mirasbırakan tarafından kendisine bakılıp ilgilenildiği için minnet duygusuyla yerine getirildiği tanık ifadelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 565/4 maddesinde öngörülen koşulların oluştuğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/3765, K. 2010/4970, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama