KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/3922 E., 2010/4537 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2010
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak miras bırakana ait 80 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında mirasçılar arasında rızai taksim yapıldığı belirtilerek davalılar adına tespit olunduğunu, oysa mirasçılar tarafından yapılan bir taksimin bulunmadığını ileri sürüp, tapu iptali ve veraset ilamı uyarınca tescil istemiş, 4.4.1995 tarihli dilekçesiyle talebinin kendi payına yönelik olduğunu bildirmiş; 15.10.1995 tarihli harçlandırmadığı ıslah dilekçesiyle taşınmazın 23.10.1974 tarih ve 35,36,37 sıra nolu tapu kayıtları ile mirasçılar adına intikal gördüğünü, davalılardan ...’in 80 sayılı parseldeki payını dava tarihinden önce temlik ettiğinden anılan davalıdan 8.500.000-TL.tazminatın tahsilini istediğini beyan etmiştir.
Davalılar ... ve..., daha önce dava konusu parsel hakkında görülen davada verilen ve kesinleşen kararın kesin hüküm oluşturduğunu, zaman aşımı yönünden de davanın dinlenemeyeceğini; kaldıki, iddianın doğru olmadığını, uzun yıllardır taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı ... ise bir savunma getirmemiştir.
Kesin hüküm sebebiyle davanın reddine dair verilen karar Dairece “ kesin hüküm kabul edilen ilamda davacı ve onun mirasbırakanın taraf olmadığı, işin esasının incelenmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulup yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ilişkin kurulan hükmün Dairece bu kez “ çekişme konusu 80 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak birçok ada ve parsellerin oluştuğu gösterilmektedir.Mahkemece, imar parselleri dikkate alınarak,
imar parselleri üzerinden hüküm kurulması gerekirken hukuki varlığını yitiren kadastral parsel üzerinde karar verilmesi doğru değildir.Öte yandan, davanın kabul edildiği dikkate alınarak keşfen saptanan değer üzerinden hesaplanacak harca hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması da doğru değildir…” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar ... ve... vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi, her nekadar önceden verilen kararın temyiz incelemesi HUMK' nun 438.maddesi gereğince re'sen duruşmalı yapılmış ise de, bu kez duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/3922, K. 2010/4537, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama