KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3958
- Karar No
- 2010/4953
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·3 bölüm
1. Hukuk Dairesi 010/3958 E. , 2010/4953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İZMİR 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2009
NUMARASI : 2007/293-2009/97
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 9. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.03.2009 gün ve 293-97 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 18.01.2010 gün ve 12544-102 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, üzerinde zemin + üç katlı bina bulunan (üçüncü kat inşaat halinde ve henüz kayda yansıtılmamış) çekişmeli 2986 sayılı parselin kat mülkiyeti kurulu zemin kat 1 no'lu, 1. kat 2 no'lu ve 2. kat 3 no'lu bağımsız bölümleri miras bırakan M.adına kayıtlı iken, miras bırakanın 9.11.1992 tarihli resmi akitle 2 no'lu bağımsız bölümünü davalı kızı Z.e, 3 no'lu bağımsız bölümünü de davalı oğlu C.a bedelsiz devrettiği; 30.3.2000 tarihinde ölünce, geride mirasçısı olarak iki oğlunu, bir kızını, gelinini ve iki torununu bıraktığı görülmektedir.
Miras bırakanın oğlu C., kardeşleri C.ve Z.aleyhine eldeki davayı açarak iptal-tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, murisin paylaştırma kastıyla hareket ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, miras bırakanın, sağlığında tüm mirasçılarını kapsayan adil bir paylaştırma yoluna gitmesi halinde mal kaçırma kastından söz edilmeyeceğinden, 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulamayacağı kuşkusuzdur.
Ne var ki; somut olayda, paylaştırma gerçekleşmeden miras bırakanın ölmüş olması karşısında, tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma olgusundan söz etme olanağının kalmadığı ve paylaştırma kastının varlığının kabul edilemeyeceği açıktır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/3958, K. 2010/4953, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama