KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/422 E., 2010/2853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/10/2008
- Numarası
- 2003/890-2008/273
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki olduğu 17414 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından garaj ve bahçe yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek , elatmanın önlenmesine v e eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacıya ait taşınmaza müdahalelerinin bulunmadığını, iyiniyetli olarak kendi taşınmazlarını kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza tecavüzünün imar uygulaması ile oluştuğu gerekçesiyle tecavüzlü alan üzerindeki ağaç ve yapı bedellerinin davalılara ödenmesine ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, tecavüzün imar uygulaması neticesinde oluştuğu gerekçesiyle muhtesat ve ağaç bedelleri ödenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Davacının temyiz itirazına gelince, çekişme konusu taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davası, dosyadaki kayıt ve belgeler ile satış memurluğunun 04.07.1995 tarih ve 1995/39 sayılı kıymet takdir zaptına göre, yıkımı istenen muhtesat ve ağaçların bedelinin, ortaklığın giderilmesi ihalesi sonucunda satınalan davacı tarafından ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 3194 Sayılı Yasa’nın 18. maddesi hükmünün bu anlamda uygulanmasına artık gerek kalmamıştır. Davalılar, eğer imar öncesi bir hakları var ise, ortaklığın giderilmesi nedeniyle yatırılan bedelden alma imkanına sahiptirler.
Hal böyle olunca, davanın bir bedel ödenmeksizin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması yerinde değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/422, K. 2010/2853, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama