İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/4711 K.2010/6591

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/4711Karar2010/6591Tarih7 Haziran 2010Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/4711 E., 2010/6591 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2010
Mahkemesi
SAMSUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
19/02/2010
Numarası
2007/210-2010/62
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, ortak miras bırakanları H. A.’ın kayden malik olduğu 539 ada, 76 parsel sayılı taşınmazı, mirastan mal kaçırmak amacıyla, oğlu olan davalıya intifa hakkı üzerinde kalmak suretiyle çıplak mülkiyetini satış yoluyla temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığı halde tapuda satış gösterildiğini, muvazaalı temlik olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, miras bırakanın mal kaçırma kastı olmadığını, çocuklarına mal paylaştırdığını ileri sürmüş ve davanın reddini savunmuştur.

Yargılamanın devamı sırasında davacı A. A. öldüğünden mirasçıları davaya dahil etmiş, dâhili davalılar, murisin çocukları arasında mal paylaşımı yaptığını, mirastan mal kaçırmanın amaçlanmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece; murisin temliklerinde paylaştırma amacı güttüğünden, mirasçılardan N.e daha fazla kazandırma da bulunduğundan N.mirasçıları M. ve A.tarafından açılan davanın reddine, davacı F.’ya hiçbir kazandırmada bulunmadığından davanın davacı F. bakımından kabulüne, tapu kaydının iptali ile 1680 payın F. İ. adına tesciline karar verilmiştir.

Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ..raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescili isteğine ilişkindir.

Mahkemece; davacı N. mirasçıları yönünden davanın reddine, F. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeye konu 539 ada, 76 parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek murisi H.adına tapuda kayıtlı iken 08.10.1970 tarihinde dava sırasında ölen ve mirasçıları davaya dâhil edilen oğlu A.’e intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini temlik ettiği ve kadastro tespiti sırasında da A.adına tespit edilerek çap kaydı oluşturulduğu, miras bırakan H.‘inde 21.04.1982 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.

Davacılar, mirasbırakanın yapmış olduğu bu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek eldeki davayı açmışlar davalı ise savunmasında miras bırakanın gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımadığı, sağlığında mirasçıları arasında malvarlığını paylaştırmak istediğini belirterek davaya karşı çıkmıştır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır.

Öte yandan miras bırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabuledilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından sözedilemeyeceğinden olayda 01.04.1974 tarih, ½ sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı da kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, mirasbırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır ve taşınmaz mallar ve haklar araştırılmalı, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgeler mercilerinden getirtilmeli her bir mirasçıya nakledilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişilerden rapor alınmalı böylece yukarıda değinilen anlamda bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Somut olaya gelince; mahkemece dava dışı mirasçı C.ile mirasbırakandan sonra ölen mirasçı kızı N.e, miras bırakanın sağlığında bir kısım taşınmazlarda pay temlik ederken davacı F.‘ya herhangi bir yer verilmediği benimsenmek suretiyle N.hakkındaki davanın reddine, F. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa yukarıda değinilen ilkeler gözetildiğinde mirasbırakanın iradesinin tüm paydaşları kapsadığını kabul etme olanağının bulunmadığı, başka bir ifadeyle paylaştırmanın varlığının kabul edilebilmesi için dışarıda mirasçı bırakmayacak şekilde paylaştırmanın gerçekleştirilmesi asıldır.

Ne varki; mahkemece; F.’ya da miras bırakanın taşınmaz veya pay verdiği savunulduğu halde bu konuda hükme elverişli bir araştırma yapılmamıştır.

O halde; yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde miras bırakanın dışarıda mirasçı bırakmayacak ve tüm mirasçıları kapsar şekilde özellikle davacı F.’ya da muristen doğrudan temlik edilen bir yer olup olmadığının araştırılarak bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Tarafların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.6 .2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/4711, K. 2010/6591, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4711
Karar No
2010/6591
Tarih
7 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/4712 K.2010/7301
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/4712 K.2010/7798
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/4712 K.2010/6986
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/4713 K.2010/8652
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/4713 K.2010/7004
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/4715 K.2010/6790

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.