KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/4785 E., 2010/5441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- TARSUS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/07/2009
- Numarası
- 2007/288-2009/361
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 2069 parsel sayılı taşınmazına komşu parsel maliki davalının bir bölümünü kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahale olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2069 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan uygulama neticesinde davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın teknik bilirkişi raporunda belirlenen şekilde davacıya ait taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Nevarki, dosya kapsamından uzun bir süredir taşınmazın belirlenen bölümünün davalı tarafından kullanıldığı görülmektedir. Oysa davacı bu kullanım tarzına karşı çıkmamış, davalı tarafa bir ihtarname keşide etmemiştir. Buna göre taraflar arasında Borçlar Kanunu'nun 299. maddesi hükmü uyarınca ariyet sözleşmesinin yapıldığı ve süresiz olan bu zımni sözleşmeyi davacının; aynı yasanın 304. maddesi hükmü gereğince dava açmakla feshettiğini kabul etmek gerekir. Buna göre de davalının haksız işgalci (fuzuli Şağil) olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Öyle ise, fuzuli şağil'in arsa malikine taşınmazı kullanmasından dolayı ödemekle mükellef olduğu haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden sorumlu tutulamaz.
Hal böyle olunca; ecrimisil isteği bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/4785, K. 2010/5441, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama