KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/4905 E., 2010/7296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- KORKUTELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2008
- Numarası
- 2005/338-2008/381
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, dava konusu 423 ada, 3 ve 22 parsel sayılı taşınmazların kök muris M. C.’dan miras yoluyla intikal ettiğini, iptal edilen Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.06.1992 tarih, 1992/36 Esas, 1992/211 karar sayılı mirasçılık belgesine göre pay maliki görünen F.A.’in 2/10 payını İ.Ü.'e satış yoluyla temlik ettiğini İsmet'in de davalıya devrettiğini,muvazaalı temlik yapıldığını, davalının F.A.’in mirasçı olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, mirasçılık belgesinin iptali hakkında dava açıldığını bildiğini, iyiniyetli olmadığını ileri sürerek tapu kaydının miras payları oranında iptal ve tescilini istemişlerdir.
Davalı, M.B.tan satış yoluyla payı iktisap ettiği tarihte iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürüldüğünü, F.A.’in dava dışı kişiye pay satışı üzerine şuf’a hakkını kullandığını, resmi şekil şartlarına uygun pay temellük ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde;M.C.nın evlatlığı F.A.'in kök miras bırakan M.'nin mirasçısı olamayacağı elde edilen hasımlı veraset ilamı ile saptanmış olup F. A. tarafından daha önce kendisine intikal ettirilen payın İ.Ü.'e satılması ve mirasçılardan M.in payını satın alma yoluyla paydaş olan C.'in İ.e yönelik açtığı şuf'a davası sonucu elde ettiği pay bakımından C.'in yolsuz tescil işlemini bilecek konumda olduğu mahkemece belirlenmek suretiyle Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi aracılığıyla 1023. maddenin koruyuculuğundan yararlanamayacağı sonucuna varılarak davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir.Reddine.
Ancak, dava dilekçesinde gösterilen ve kabul kapsamına alınan paylara tekabül eden değer üzerinden davacılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca yargılama sırasında keşfen belirlenen ancak harcı ikmal edilmeyen değer üzerinden fazla avukatlık ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/4905, K. 2010/7296, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama