İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/541 K.2010/1654

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Y.E.'ın maliki olduğu 4 parça taşınmazını kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla tek oğlu olan davalı Y.'a satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini, Yakup'un da muvazaayı gizlemek amacıyla…

Esas2010/541Karar2010/1654Tarih18 Şubat 2010Okuma4 dk · 736 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/541 E., 2010/1654 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2010
Mahkemesi
FOÇA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
24/06/2008
Numarası
2004/126-2008/161
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

736 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Y.E.'ın maliki olduğu 4 parça taşınmazını kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla tek oğlu olan davalı Y.'a satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini, Yakup'un da muvazaayı gizlemek amacıyla taşınmazların 3 tanesini diğer davalılara danışıklı temlik ettiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, temliki işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.10.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden M. T. vekili Avukat .geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukatlar ile temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacı ve davalılardan Y.'un miras bırakanı Y.'un maliki olduğu 1051 parsel sayılı taşınmazının 25.03.1975 tarihli, 56 ( yeni 2) parsel sayılı taşınmazının ise tamamını 03.03.1980 tarihli, 102 parseldeki payını 09.01.1992 tarihli, 1319 parseldeki payını da 24.05.1995 tarihli akitlerle davalı oğluY.'a satış suretiyle temlik ettiği, davalı Y.'unda 2 parsel sayılı taşınmazı 05.09.2002 tarihinde davalı E.e sattığı,102 ve 1319 parseldeki paylarını da 28.06.2002 tarihinde davalı M.'e sattığı görülmektedir.

Davacı, miras bırakanın davalı Y.'a yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaa ile illetli olduğunu, davalılar E. ve M.'inde durumu bilen konumunda bulunduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, Mahkemece,miras bırakan Y.'un taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı, davalı Y.'un murisin tek oğlu olduğu, ölünceye kadar aynı avluya bakan evlerde birlikte oturdukları, davalı Y.'un davaya konu taşınmazları satın alacak ekonomik gücünün bulunmadığı,

daha önce ticaretle uğraşan Y.'un borçları nedeniyle murisin önemli miktarda taşınmazlarını satarak borçlarını kapattığı, değerler arası fahiş fark bulunduğu gözetilerek miras bırakan tarafından Y.a yapılan temliki işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu benimsenmek, diğer taraftan davalı E.'in davalı Y.'un halasının kızının kocası olduğu, satın aldığı 2 parsel sayılı taşınmazın halen davalı Y. tarafından kullanıldığı,

davaya konu taşınmazlardan 1051 parselide davalı Y.'tan alıp tekrar Y.'a geri sattığı, durumu bilen veya bilebilecek konumda bulunduğu belirlenmek suretiyle bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsiz bulunmamaktadır. Davalı y. ve E. temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;

Davalı M.'in temyizine gelince, 102 ve 1319 parsellerdeki muristen intikal eden payların son maliki davalı M.'in koşullarının gerçekleşmesi halinde Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı açıktır. Bu durumda, taşınmazı Y.’dan edinen davalı M.’in davalı Y. ile el ve iş birliği içinde olup olmadığı taraflar arasındaki durumu bilen ve bilmesi gereken konumunda bulunup bulunmadığının kuşkuya mahal vermeyecek biçimde belirlenmesi önem arz etmektedir.

Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplam düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi,hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı,kişilerin

Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta,şeklen iyi niyetli gözükeni değil,gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Yukarıda değinilen ilkeler gözetildiğinde son kayıt maliki M. yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu söylenemez.

O halde eksik tahkikat ile yetinilerek davalı M. yönünden yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı M.'in, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/541, K. 2010/1654, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/541
Karar No
2010/1654
Tarih
18 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/542 K.2010/1737
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/542 K.2010/2132
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/542 K.2010/735
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/542 K.2010/2686
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/542 K.2010/919
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/542 K.2010/1684

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.