KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/6093 E., 2010/7261 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, TAZMİNAT
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı karşı davalı ..., kayden maliki olduğu 9 parsel sayılı taşınmazında bulunan yapının imar uygulaması sonucu komşu 8 parsele tecavüzlü hale geldiğini, davalıların tecavüzlü yapıyı boşaltması için kiracısına muaraza yarattıklarını, yapı bedeli ödenmeden talepte bulunamayacaklarını ileri sürerek, çekişmenin giderilmesi istemiştir. Davalı karşı davacı ..., kayden paydaşı olduğu 8 parsel sayılı taşınmaza 9 parselde bulunan mesken nitelikli yapının tecavüzlü olduğunu belirterek, birleşen davalı ile elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Taşkın yapının bedeli ödenmesi koşuluna bağlı olarak elatmanın önlenmesine ve yıkıma ilişkin olarak verilen karar, Dairece;”mahkemece 9 parsel malikine ait yapının imar şuyulandırması sonucu 8 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü hale geldiği mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile belirlenerek ve bu olgu benimsenmek suretiyle tecavüzlü yapının kaim bedeli depo ettirilerek birleşen davadaki elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ne varki, anılan tecavüzün tarafların kendi arzu ve iradeleri dışında idari bir kararla oluştuğu gözetildiğinde, tecavüzlü yapı malikine kasur atfedilemeyeceği gibi davanın açılmasına sebebiyet verdiği de söyelenemeyeceğinden karşı davalı ...'in yargılama giderleri ve avukatlık parasından sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Hal böyle olunca, yukarıda belirlenen ilkeler ve olgular gözetilmek suretiyle birleşen dava yönünden (2000/228 esas) harç ve mahkeme masraflarının davacısı üzerinde bırakılması gerekirken bu hususta yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, elatmanın önlenmesi, yıkım ve bedel ödenmesine ilişkin hükümlerin kesinleşmiş oldukları gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/6093, K. 2010/7261, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama