KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/6254 E., 2010/6909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- KOZAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/05/2009
- Numarası
- 2007/306-2009/255
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, tarafların ortak murisi R.’den kalan 1047 parsel sayılı taşınmazın rızai taksim neticesinde kendisine teslim ve tescil edildiğini, ancak fiilen taşınmazın yüzölçümünden daha az yer kullandığını, taşınmaza davalının müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın rızai taksim neticesinde bölüşüldüğünü, taşınmaza müdahalesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının müdahalesinin keşfen belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği, toplanan deliller ve özellikle eksiğin tamamlanması yolu ile getirtilen belgelerden, çekişme konusu 1047 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi R. Y. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, bizzat davacı gerek dava dilekçesinde ve gerekse aşamalardaki beyanlarında, taşınmazın kendisi tarafından kullanıldığını, davalının ise bir miktar yeri tasarruf ettiği ifade etmiştir. Yanlar arasında bir fiili kullanma biçimi ya da özel parselasyon da oluşmadığına göre, uyuşmazlığın paylı mülkiyet hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere, bir paydaşın payına karşılık, taşınmazda çekişmesiz olarak kullandığı yer varsa, başka bir anlatımla davacı yönünden intifadan men olgusu gerçekleşmedikçe açtığı elatmanın önlenmesi davasının dinlenmesine olanak yoktur. Payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın, uyuşmazlığı elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç doğuran taksim ya da paydaşlığın satış yolu ile giderilmesi davası yolu ile çözümlemesi gerekeceği tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/6254, K. 2010/6909, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama