İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/6282 K.2010/7617

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2010/6282Karar2010/7617Tarih28 Haziran 2010Okuma3 dk · 632 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/6282 E., 2010/7617 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Haziran 2010
Mahkemesi
BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
13/09/2007
Numarası
2004/2038-2007/837
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

632 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 1453 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalıların el atmasının önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.

Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın geldi kaydı olan 161 parselin Hazinenin taraf olduğu mahkeme ilamı sonucunda tescil görmüş olduğu ve bu ilamın kesin hüküm niteliğinde bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1453 parselin geldisi olan 161 parsel sayılı taşınmazın genel kadastroda 28.08.1965 tarihinde davalıların bayii K. C. Ç. ve İ. K. adına tespit gördüğü ve tespit maliki K.C. Ç.’nın anılan parselin dışında kalan bölümün de tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle tespite itiraz ettiği ve kadastro mahkemesinde görülen dava sırasında bu davacının davasından feragat etmesi sonucunda tespitin o haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda değinilen olgu gözetildiğinde belirtilen davanın çekişme konusu 1453 parselin geldisi olan 161 parsel sayılı taşınmaza yönelik bulunmadığı, kadastro mahkemesinde görülen o davanın anılan bu parselin dışında kalan yere ilişkin bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir.

Bilindiği üzere; maddi anlamda kesin hüküm, yargısal (kazai) kararlara tanınan yasal gerçeklik (hakikat) vasfıdır.

Bu vasıf yargısal (kazai) kararların gerçeğe (hakikata) uygun olarak verildiğinin kabul edilmesini zorunlu kılar.Kesin hüküm kuralı, haklı ve adil kararların korunması yanında, kişiler arasındaki çekişmelerin sonsuza dek davam etmesini önlemek, toplumun istikrar ve düzenini sağlamak, hukukun ve yargının güvenirliğini korumak amacıylada kabul edilmiştir.Bütün yasal yollar kapandıktan ve verilen hüküm kesinleştikten sonra, aynı davanın tekrar yargı önüne getirilmesi,

toplumda sonu gelmeyen çekişmelere, huzursuzluklara, istikrarsızlıklara, kazanılmış hakların her zaman ortadan kaldırılabileceği endişesine neden olur.Çelişkili kararların çıkmasına sebebiyet verir.Bu itibarla, tarafları,mevzuu ve sebebi aynı olan Devletin iştiraki, hakimin tarafsız araştırması ve iradesi ile kurulan, tüm yasal yollardan geçmek suretiyle; diğer bir anlatımla şekli yönüyle de kesinleşen önceki hükmün korunmasında kamunun büyük yararı bulunmaktadır.

Hukukumuzda kamu düzeninden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237.maddesinde düzenlenen kesin hüküm tarafların anlaşmaları ile ortadan kaldırılamadığı gibi, mahkemece kendiliğinden (resen) gözönünde tutulur. Düzenlediği hak ve çıkar ilişkileri yönünden yasal gerçeklik (hakikat) sayıldığından taraflarını bağlar.

Somut olayda; kesin hükmün varlığı halinde davalıların bayii davada taraf olduğundan halefiyet tarikiyle davalıları bağlıyacağında kuşku yoktur.Ancak feragatle sonuçlanan kadastro mahkemesindeki davada çekişmeli 1453 parselin geldisi olan 161 parsel sayılı taşınmaz dava konusu edilmemiş, bu parselin dışında kalan kısım dava konusu edilmiştir.

O halde yukarıda değinilen ilkeler gözetildiğinde dava edilen yerin aynı yer olmadığından kesin hükmün varlığından söz etme olanağı yoktur. Öyleyse mahkemenin kesin hüküm nedeniyle davayı reddetmiş olması doğru değildir.

Nevarki 1453 parselin geldisi olan 161 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 13.03.1973 tarihinde kesinleşerek çap kaydı oluşmuş, eldeki dava ise 07.11.2003 tarihinde açılmıştır.

14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12/3.maddesine ilave düzenlemeler getiren 5841 Sayılı Yasa hükümleri gereğince tarafların ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 10 yıl geçtikten sonra açılacak davaların dinlenemeyeceği öngörülmüştür.

Buna göre mahkemece anılan yasa hükmü gözetilmek suretiyle bir değerlendirme yapılması, öte yandan her dava açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğuna göre dava tarihinde davasında haklı olduğu belirlenen tarafın yargılama sırasında yürürlüğe giren bir yasa hükmü yada İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağı, aksine bu giderlerle birlikte maktu harçtan davalının haksız durumu belirlenirse sorumlu olacağı gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının değinilen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/6282, K. 2010/7617, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6282
Karar No
2010/7617
Tarih
28 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/6283 K.2010/7581
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/6283 K.2010/6948
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/6283 K.2010/7447
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/6283 K.2010/9951
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/6284 K.2010/7279
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/6284 K.2010/6996

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.