KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/6596 E., 2010/7025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- BURHANİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2010
- Numarası
- 2009/346-2010/43
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 3789 parsel sayılı taşınmaza komşu parseldeki davalı D. G. Sitesinin bahçe duvarı yapmak suretiyle müdahale ettiğini, işgal nedeniyle bina girişinin engellendiğini, taşınmazdan faydalanamadığını ileri sürüp tecavüzün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sitenin tüzel kişiliği bulunmadığını, davanın tüm kat malikleri aleyhine açılması gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının taşınmazına herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı site yönetiminin davacı taşınmazına elatmasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . ..'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 3789 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, komşu 5990 parselde bulunan D. G. Sitesi sakinleri tarafından bahçe duvarı ve su deposu yapmak , ağaç dikmek suretiyle müdahale ettikleri ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi; HUMK'nun 38. maddesi hükmü gereğince davada gerçek ve hükmi şahsiyeti haiz tüzel kişiler ya da bunların yasal temsilcileri taraf olma ehliyetine sahiptir. Site yönetiminin tüzel kişiliği ve bu nedenle taraf ehliyeti bulunmadığından taşınmazın maliklerine karşı dava açılması gerektiği kuşkusuzdur.Davada sıfat kamu düzeniyle ilgili olmadığı halde taraf ehliyeti kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece davanın her aşamasında ve res'en gözetilmesi gerekli bir kuraldır.Diğer taraftan elatmanın önlenmesi yanında yıkım istekli davalarda elatanlar ile muhtesatın üzerinde bulunduğu zemin maliklerinin de (Türk Medeni Kanununun 684. maddesi gereğince) davalı taraf olmaları asıldır.
Öyle ise, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/6596, K. 2010/7025, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama