KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/662 E., 2010/1945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2010
- Mahkemesi
- ÜRGÜP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2009
- Numarası
- 2009/18-2009/178
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 3 parsel sayılı taşınmaza komşu 6 parsel maliklerinin müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin kararın temyizi üzerine Dairece; "...davalı R.'e dahili dava yoluyla taraf sıfatı yüklenemeyeceği ve harcı tamamlanmayan keşfen belirlenen değer üzerinden vekalet ücretinin verilemeyeceği" hususlarına değinilerek bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı T.A. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda dahili davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, hükmüne uyulan bozma ilamında ayrıca harcı tamamlanmayan keşfen belirlenen değer üzerinden vekalet ücretinin verilemeyeceğine de değinilmiş ise de; mahkemece, ilk kararla birlikte harcın tamamlandığı gerekçe gösterilerek keşfen belirlenen değer üzerinden vekalet ücreti alındığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; bozmaya uyulmuş olmakla tarafları yararına kazanılmış hak doğar ve orada belirtilen doğrultuda işlem ifa edilmek ve karar verilmek zorunluluğu meydana gelir.Bu husus kazanılmış hak kuralının gereğidir.
Hal böyle olunca, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gözetilmek suretiyle avukatlık ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle keşfen belirlenen ancak yargılama sırasında harcı tamamlanmayan değer üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/662, K. 2010/1945, 24 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama