KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/6863 E., 2010/7905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2008
- Numarası
- 2007/198-2008/456
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden malik oldukları 380 ada 43 parsel sayılı taşınmaza haklı bir nedene dayanmaksızın davalı tarafından bina yapılarak müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı davaya ihbar olunun, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı taşınmazına davalı tarafından haklı nedene dayanmaksızın bina yapmak suretiyle elatıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrisimil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 43 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi ve öncesinde davacı Vakıflar İdaresi adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan kaynaklı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde taşınmazdaki davalı kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gözetilerek davacı yararına ecrimisile hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının bu yöne değinen temyiz itirazının reddine.
Ne varki, çekişmeli 55 parsel sayılı taşınmazın davacı Vakıflar İdaresi adına kayıtlı iken 18.03.2009 tarihli trampa ile dava dışı Hazineye devredildiği ve davacının kayıtla bir ilgisinin kalmadığı anlaşıldığına göre, davacı Vakıflar İdaresinin eldeki davada aktif husumet ehliyetinin kalmadığı gözetilerek karar verilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, davacının el atmasının önlenmesi ve yıkım isteği yönünden aktif husumet ehliyeti kalmadığı gözetilerek, bu istekler bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken el atmanın önlenmesine ve yıkıma hükmedilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/6863, K. 2010/7905, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama