KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/728 E., 2010/2047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2009
- Numarası
- 2008/354-2009/317
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalı ile boşandıklarını, kayden maliki bulunduğu 396 ada 28 parsel 9 nolu bağımsız bölümün evlilik birliği sona ermesine rağmen davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu bağımsız bölümün aile konutu olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın aile konutu olması nedeni ile davalı tarafından kullanımının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmazı tasarruf ettiği, esasen tarafların karı koca oldukları ve taşınmazın sicil kaydında Türk Medeni Kanununun 194. maddesinde öngörüldüğü şekilde aile konutu şerhi bulunduğu nevarki, görülen boşanma davası neticesinde kurulan boşanmaya dair hükmün 4.2.2008 tarihinde kesinleştiği öte yandan,eldeki davanın açılmasından önce sicil kaydında yer alan aile konutu şerhinin terkini isteği ile 29.5.2008 tarihinde açılan davanın kabulü ile sonuçlandığı ve 14.9.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, Türk Medeni Kanununun 194. maddesinde öngörülen aile konutu şerhi tarafların boşanmaları ve boşanma kararının kesinleşmesi ile dayananağı ve hukuki neticeleri ortadan kalkar. Bir başka deyişle yolsuz niteliğe dönüşür.Şerhin şeklen sicil kaydında yer alması kayıt maliki olmayan boşanan eşe herhangi bir hak bahşetmez. Şerhin eldeki davadan sonra terkin edilmiş olması da neticeye etkili değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/728, K. 2010/2047, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama