İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/7765 K.2010/12576

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/7765Karar2010/12576Tarih30 Kasım 2010Okuma5 dk · 922 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/7765 E., 2010/12576 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2010
Mahkemesi
SORGUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/03/2010
Numarası
2006/44-2010/108
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

922 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki olduğu 253 ada 16 parsel sayılı taşınmaza komşu parselde açık kömür işletmeciliği yapan davalının usulüne uygun olmayan hafriyat çalışmaları yaparak göçmelere ve çatlamalara yol açmak suretiyle müdahale ettiğini, heyalana yol açtığını ileri sürüp elatmanın önlenmesine, göçüğün doldurularak taşınmazın eski hale getirilmesine veya doldurma bedelinin tahsiline ve taşınmazda meydana gelen değer azalmasının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uzun yıllardır açık kömür işletmeciliği yaptıklarını, kömürün derinlere dalması nedeniyle hafriyatlar sonucu taşınmazlarda derin şevler oluştuğunu, çok derin olan ocağın doldurulmasının imkansız bulunduğunu belirtip davanın reddini ve bedeli karşılığı taşınmazın zarar gören bölümünün temliken adlarına tescilini savunmuştur.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının madencilik faaliyeti nedeniyle müdahale ederek göçük meydana gelmesine neden olduğu, eski hale getirme için istinat duvarı yapılması gerektiği, eski hale getirme bedelinin göçük meydana gelen arazi bedelinden çok fazla olduğu, taşınmazın küçük bir bölümünde zarar meydana gelmiş olup değer kaybının söz konusu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.11.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı A... Ş... Yiğit ve vekili Avukat M... T... ile temyiz edilen vekili Avukat F..K. A.. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, kayden davacıya ait 16 parsel sayılı taşınmazda keşfen elde edilen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin sürüm değerleri gözetilerek bu bölümlerin mülkiyetinin tespit olunan değeri karşılığında sicil kayıtlarının iptali ile davalı şirket adına tesciline ve elatmanın önlenmesi isteğinin de kabulüne, sair isteklerin ise reddine karar verilmiştr.

Gerçekten de, davalı şirketin haklı ve geçerli bir nedeni bulunmaksızın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığından almış olduğu maden işletme ruhsatı gereğince kömür istihracı faaliyetinde bulunurken söz konusu bölümler yönünden davacının bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde eski hale getirilmeyecek nispette zararına sebebiyet verdiği belirlenerek eski hale getirme bedelinin taşınmazın elatılan kısmının değerine nazaran daha yüksek olduğu saptanarak, bu bölümler bakımından yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının gayri yasal olduğu söylenemez.

Ancak, bu şekilde verilen bir kararın davacının doğmuş ve işletme faaliyetinin devam ettiği gözetildiğinde zararının ileriye yönelik olmak üzere giderildiğini ve giderebileceğini kabul etmek olanaksızdır. Teknik bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde, zararın kesin olarak giderilmesi ve taraflar arasındaki çekişmenin kesin çözüme kavuşturulabilmesinin, uygunluğu benimsenen duvar yapma şeklindeki önlemin gerçekleştirilmesi ile mümkün olabileceği, bunun ise fahiş bir bedeli gerektirdiği açıktır.

Esas olan, zararın kesin olarak giderilmesine ilişkin çekişmenin çözümünü gerektiren önlemleri belirlemek ve buna hükmetmekle giderilmesinin mümkün olabileceği de tartışmasızdır.

Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununda taşınmaz mülkiyet kapsamı açıkça belirlenmiş, 718.maddesiyle dikey, 719.maddesiyle de yatay sınırları çizilmiştir. Bu sınırlar içerisinde kalan taşınmaz mülkiyetinin haksız elatmalara karşı nasıl korunacağı da söz konusu yasanın 683/2.maddesinde hükme bağlanmıştır.

Ancak, "Anayasanın Tabii Servetlerin ve Kaynakların Aranması ve İşletilmesi" başlığını taşıyan 168.maddesinde aynen; " Tabii servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Devlet, bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzel kişilere devredebilir.

Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin devletin gerçek ve tüzel kişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzel kişiler eliyle yapılacağı, kanunun açık iznine bağlıdır.

Bu durumda, gerçek ve tüzel kişilerin uyması gereken şartlar ve devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." denilmek suretiyle ve 3213 Sayılı Maden Kanununun "Madenler devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir" hükmünü içeren 4.maddesi ile madenlerin özel mülkiyete konu olamayacağı hükme bağlanmıştır.

O halde, taşınmaz malikinin veya maliklerinin taşınmazın dikey mülkiyet kapsamında barındırdığı madenden kaynaklanan bir hakkının bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Öyleyse, taşınmazın yeryüzündeki özel mülkiyete konu bölümü kullanılırken toprak altındaki madenlerin kullanılmasına engel olunmasına karşılıklı olarak hak sahiplerinin yarar ve zarar dengesinin korunmasına özen göstermelerinin mülkiyet hukuku açısından büyük önem taşıdığı tartışmasızdır. İşte bu amaçla, yasa koyucu özel bir yasa çıkarmak zorunluluğunu duymuş, maden yataklarının nasıl araştırılıp işletileceği detaylı olarak açıklanmış ve bu çalışmaların devamı sırasında arz sahibinin haklarının korunması, zararlarının karşılanması yolları gösterilmiştir.

3213 Sayılı Maden Yasasının 46.maddesinde açıkça belirtildiği gibi, maden arama çalışmasının niteliğine göre özel mülkiyete konu taşınmaz üzerinde kullanma amacına özgü olmak üzere bedeli karşılığı irtifak veya intifa hakkı kurulabilir.

Maden arama çalışması, arz sahibinin mülkiyet hakkını kullanmasına engel olmayacak biçimde sınırlı kalıyor veya irtifak ve intifa hakkı kurulmasını gerektirmeyecek kadar az zarar veriyorsa, aynı madde hükmü gereğince ruhsat sahibi madenci, arz sahibine adli mercilerde belirlenecek tazminatı ödemeye ve sahayı (taşınmazı) kullanabilir hale getirdikten sonra terk etmeye zorlanabilir.

Ancak, maden yatağı işletme aşamasına gelmişse ve taraflar anlaşamıyorsa, yine söz konusu madde hükmüne göre kamulaştırma yoluna gidilmesi gerekmektedir. Yetkili mercilerden alınmış olsa dahi maden işletme ruhsatı hukuk devletinde korunması gerektiği özel mülkiyete elatma hakkını vermez.

Yukarıda değinilen ilkeler ve belirtilen hususlar gözetildiğinde, taraflar arasındaki çekişmenin kesin çözümü bakımından öncelikle takipsiz bırakılan kamulaştırmaya ilişkin işlemin sonuç doğuracak şekilde neticeye ulaştırılması, bu husus gerçekleştirilmediği taktirde ise, uygunluğu sabit olan bilirkişi raporunda öngörülen duvar yapma önleminin değerlendirilmesi ve buna göre sonuca gidilmesi gerekirken kesin çözüm oluşturmayacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/7765, K. 2010/12576, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7765
Karar No
2010/12576
Tarih
30 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/7766 K.2010/7876
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/7767 K.2010/7991
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/7767 K.2010/11460
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/7767 K.2010/13754
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/7768 K.2010/12542
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/7768 K.2010/13758

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.