KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/7873 E., 2010/9282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- BEYPAZARI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2009
- Numarası
- 2002/150-2009/256
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu ..ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazları davalıların yol yapmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazda belediye imar planında yol olarak ayrılan kısımda yol çalışması yapıldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; “yanlar sıfatları gereği 3533 Sayılı Yasaya tabi kuruluşlardandır. Bu durumda, aralarındaki mülkiyet uyuşmazlığı hakem önünde çözümlenmelidir. Hal böyle olanca; davaya hakemde bakılarak karar verilmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla hüküm kurulması isabetsizdir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak çekişme konusu yer bakımından yargılama sırasında yapılan imar uygulaması sonucu davacının aktif dava ehliyeti kalmadığı anlaşıldığına göre sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, bilindiği gibi, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Somut olayda, dava tarihinde çekişmeli yerlerin davacıya ait kadastral parsellerde kaldığı belirlendiğine ve yapılan imar uygulaması sonucu davacının iradesi dışında davacılık sıfatının kalmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece dava tarihi itibariyle davacının davasında haklı bulunduğu gözetilerek yargılama giderleri ve avukatlık parasından davalının sorumlu tutulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/7873, K. 2010/9282, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama