KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8065 E., 2010/12957 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, TAZMİNAT
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanın maliki olduğu 2308 parsel sayılı taşınmaza davalı şirket tarafından işletilen taş ocaklarından çıkan atıkların dökülmesi suretiyle müdahale edildiğini, atıkların taşınmazın tamamını kapladığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000.-YTL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “ dosya kapsamına göre, çekişme konusu taşınmaza davalı şirket tarafından işletilen mermer ocağından çıkartılan hafriyatların dökülmesi suretiyle tamamen kullanılmaz duruma getirildiği, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın değerinin 29.040.-YTL olduğu eski hale getirme bedelinin ise 979.049.30.-YTL olduğu görülmektedir.
Bilindiği ve gerek öğretide, gerekse yargısal uygulamada ifade edildiği üzere, yukarıda değinilen olgu gerçekleştiği başka bir anlatımla taşınmazlar vasıf ve nitelik itibariyle tamamen yok oldukları takdirde eski hale getirme bedeli taşınmazların sürüm değerini aşıyor ise davacı taşınmaz sahiplerine tanınacak hak, sürüm değerini aşamaz.
Hal böyle olunca, elatılıp bir bakıma değeri sıfıra düşürülen başka deyimle yok olmalarına sebebiyet verilen taşınmazların dava tarihindeki sürüm değerlerinin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanması eski hale getirme giderlerinin sürüm değerinin aştığının anlaşılması durumunda taşınmazların davalıya bırakılması ve tapu kaydının onun adına düzeltilmesine, saptanacak sürüm değerinin de davalıdan alınarak davacılara verilmesine hükmedilmesi gerekirken değinilen ilke doğrultusunda araştırma yapılmaksızın ve buna göre bir karar verilmesi düşünülmeksizin sonuca gidilmesi isabetsizdir” gerekçesiyle bozulmuş;
mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.12.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8065, K. 2010/12957, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama