KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8509 E., 2010/10894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- MİLAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/05/2009
- Numarası
- 2007/427-2009/157
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 101 ada 284 parsel sayılı taşınmazı davalıların haksız kullandığını ileri sürüp elatmanın önlenmesine ve 15.000,00.-YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazı haricen davalı G.’ın satın aldığını, yıllardır ihtilaflı olan taşınmazın kısa bir süre önce davacı adına hükmen tescil edildiğini, haksız kullanımın olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davacının kayıt maliki olduktan sonra davalıların müdahale ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz etmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 284 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalıların taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakları olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının, çekişme konusu taşınmazda davalı G. tarafından aleyhine açılan Milas Kadastro Mahkemesinin 13.09.2006 tarih, 2006/93 esas, 2006/47 Karar sayılı ilamı ile harici satın almaya değer verilerek kayıt maliki olduğu görülmektedir. Bu durumda, yenilik doğurucu dava sonucu malik sıfatını kazanmıştır. Davalılara tasarrufa son vermeleri için ihtar da çekilmiş değildir. Öyleyse, ihtarın dava açılmakla gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
O halde, mahkemece ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş olması doğrudur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; davalıların tevilli ikrarı ve davacı tanıklarının beyanlarına göre taşınmazı tasarrufları altında bulundurdukları sabittir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8509, K. 2010/10894, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama