İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/8610 K.2011/729

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2010/8610Karar2011/729Tarih25 Ocak 2011Okuma4 dk · 828 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/8610 E., 2011/729 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2011
Mahkemesi
ANTALYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
22/12/2009
Numarası
2008/172-2009/473
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

828 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı, çekişme konusu 335 ada 12 parsel sayılı taşınmazda miras bırakanı A...'a ait 270/530 payın, davalı Tapu Sicil Müdürlüğünün isim benzerliği nedeniyle yapmış olduğu hatalı hisse birleştirme işlemi sonucunda yolsuz olarak davalı A.. adına tescil edildiğini, A..'ın da diğer davalı Hamit'e devrettiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescili, olmadığı halde tazminat isteğinde bulunmuştur.

Davalı H.., davaya yanıt vermemiş, diğer davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın tapu iptal ve tescil isteği yönünden reddine, tazminat talebine ilişkin olarak kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili, birleşen davanın davalıları vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.01.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden A..Ö.. vekili Avukat ile diğer temyiz edenler Hazine vekili Av, A..K.. vekili Av.geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı asil gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava ve birleştirilen dava, tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.

Mahkemece, birleştirilerek görülen davanın, tapu iptal ve tescil isteği yönünden reddine; tazminat isteği yönünden ise davacının miras payı oranında kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının, çekişmeli taşınmazda miras bırakanı A..'a ait 270/530 payın, davalı Tapu Sicil Müdürlüğünün, isim benzerliği nedeniyle yapmış olduğu hatalı tevhit işlemi sonucunda yolsuz olarak davalı A.. adına tescil edildiğini, onunda diğer davalı H..'e devrettiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescili, olmadığı halde tazminat talep ettiği; miras bırakan A.'ın, dava dışı F.., S.., S.. ve H.. isminde mirasçılarının daha bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 599.maddesi hükmü uyarınca; miras, murisin ölümüyle ve terekenin açılmasıyla mirasçılarına geçer ve mirasçılar terekedeki mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde bu tarih itibarı ile hak sahibi olurlar. Türk Medeni Kanunun 640.maddesi hükmü gereğince birden çok mirasçının bulunması halinde, mirasın intikaliyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Böylece, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya

kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Türk Medeni Kanununun 701/2. maddesi hükmüne göre, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Bir başka ifadeyle, tereke üzerindeki hak sahipliği ortaklardan tek başına hiçbirine ait olmayıp hak sahibi olan ortaklıktır.

Bu yasal düzenlemelere göre, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, terekedeki paylar ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların terekeye giren mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde somut ve bağımsız payları mevcut değildir.

O halde, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler dikkate alındığında ve dava dışı mirasçılarında bulunduğu gözetildiğinde, davacının yolsuz tescil hukuksal nedeniyle ve kendi payına hasren tek başına dava açamayacağı tartışmasızdır. Esasen, mülkiyet çekişmesini içeren ve değinilen nitelikli davada pay oranıyla açılan davanın dinlenilmesine olanak yoktur. Öte yandan, Türk Medeni Kanununun 702/4. maddesi hükmü ortaklığa ait mallara yönelik dışarıdan gelecek tehlikelere ve zararlara karşı koruyucu ve def’etmeye (Türk Medeni Kanununun 683/2.maddesinden kaynaklanan) ilişkin bir hüküm olup somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.

O halde, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Kabule göre de, ikinci el durumunda olan davalı Hamit'in, TMK'nun 1023 maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı gerekçesiyle iyiniyetli olduğu benimsenerek hakkındaki tapu iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş ise de, davalı H.., davalılardan A..'ın kayınbiraderi olduğu, TMK'nun 1024. maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu gözetildiğinde, kendisinin iyiniyetli olduğu kabul edilemeyeceği gibi; ediniminin korunmasına da yasal açıdan olanak yoktur. Buna göre, Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinin doğru olduğu söylenemez.

Ayrıca, TMK'nun 1007. maddesi hükmü gereğince, tapu sicilinin tutulması kamu düzeniyle ilgili olup, bazı prensipleri mevcuttur. Bu prensiplerden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenirliği), bir diğeri ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması yani illetten mücerret olmaması, sonuncusu ise TMK'nun 1007. maddesi hükmü uyarınca sicillerini tutulmasından dolayı Hazinenin kusursuz sorumluluğu ilkesidir. Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteği reddedilmiş, ilk el durumundaki davalı A.. ile birlikte davalı Tapu Sicil Müdürlüğü tazminattan sorumlu tutulmuştur.

Hemen belirtilmelidir ki, Tapu Sicil Müdürlüğü, tapu sicillerinin tutulması ve kuruluş mevzuatında öngörülen sair işlevleri bulunan bir kurum olup, TMK'nun 1007. maddesinde öngörülen sicillerin tutulmasından kaynaklanan sebeple sorumlu tutulması gerekli kurum değildir. Sorumluluğun münhasıran Maliye Hazinesine ait olacağı tartışmasızdır.

4353 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca Hazine vekilinin, davada davalı Tapu Sicil Müdürlüğünü vekil sıfatıyla temsil etmiş olması bu kurumun sorumlu tutulması için sebep teşkil edemez.

Belirtilen bu ilkeler karşısında, kabul tarzı itibariyle de yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması da isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraf vekilleri vekili için 825.00.'şer-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8610, K. 2011/729, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8610
Karar No
2011/729
Tarih
25 Ocak 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/8611 K.2011/306
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/8614 K.2011/495
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/8617 K.2011/308
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/8617 K.2011/413
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/8620 K.2011/309
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/8621 K.2011/960

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.