KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8997 E., 2010/10494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- ÜSKÜDAR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/01/2010
- Numarası
- 2008/314-2010/11
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, vakıflar idaresinin malik olduğu 11 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalının haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın yapılanmak ve bahçe olarak kullanmak suretiyle elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza davalının müdahalesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, özellikle eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden dava konusu 165 ada 11 parsel sayılı taşınmazın “B.K.” vakfı adına komşu 10 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ile dava dışı İstanbul Belediyesi adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Her nekadar mahkemece davalının davacı taşınmazına tecavüzlü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de;
Dosyadaki belge ve bilgilerden davalının çekişmeli taşınmaza yapı tecavüzü yoksada davacı ve davalı taşınmazını ayıran duvar,çit vs.bulunmadığı, gözetildiğinde, davalının dava konusu yeri bahçe olarak tasarruf edip etmediğinin açıklığa kavuşturulmasında da zorunluluk vardır.
Ne varki, bu husus dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca; mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak dava konusu 11 parsel sayılı taşınmazın halen kimin tasarrufunda olduğunun belirlenmesi, bu konuda varsa taraf tanıklarının dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8997, K. 2010/10494, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama