KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/9049 E., 2010/10941 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı ...’nin dava konusu 9152 ada11 parselde bulunan taşınmazını satması için davalı oğlu ...’ı vekil tayin etiğini, vekilin taşınmazı diğer davalı nişanlısı ...’e mirasçılardan mal kaçırmak için muvazaalı olarak sattığını ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, miras bırakanın davacı eşine verdiği vekaletname ile bankada bulunan paralarını devrettiğini, kendisine verilen vekaletle de taşınmazı satma yetkisi verdiğini, murisin amacının paylaştırma olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “...mahkemece miras bırakanın gerçek amacının mal varlığını mirasçıları arasında taksim etmek olduğu, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, murisin tüm mirasçılarını kapsar bir biçimde hak dengesini gözeten bir paylaştırma yaptığı kayden kanıtlanmış değildir.
Ayrıca taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fark olduğu gibi bedelin ödendiği de ispat edilememiştir.
Son kayıt malikinin de vekilin nişanlısı olduğu gözetildiğinde muvazaa olgusunu bilen yada bilmesi gereken konumunda olduğu açıktır.Bu durumda yukarıda değinilen ilkeler, dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde miras bırakan tarafından yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kabul edilmelidir.Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/9049, K. 2010/10941, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama