KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/9306 E., 2010/9388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- ÇATALCA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/07/2009
- Numarası
- 2009/268-2009/264
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu . ada 1 parsel sayılı taşınmazına davalı şirketin mermer tozu atık suyu ve mermer tozlarını dökmek, tel örgü ve demir kapıyı tahrip etmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, tensip ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, tensip kararıyla yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair hüküm kurulmuştur.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu ..ada 1 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve HUMK'nun 13/1.maddesinde düzenlendiği üzere taşınmazın aynına ilişkin davalar taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Bu maddedeki "taşınmazın bulunduğu yerden maksat" taşınmazın il veya ilçe sınırları bakımından fiilen bulunduğu yerdir. Yoksa tapuda kayıtlı olduğu yer değildir.
Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin ve kesin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi zorunludur.
Ne varki, mahkemece yetki ile ilgili olarak bir araştırma yapılmadığı gibi yerinde keşif yapılarak çekişme konusu taşınmazın hangi il veya ilçe idari sınırları içerisinde bulunduğu da tespit edilmiş değildir.
Hal böyle olunca, yerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması denetime elverişli rapor alınması, çekişmeli taşınmazın yer aldığı sınırların belirlenmesi, yetki hususunun buna göre değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/9306, K. 2010/9388, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama