KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/9482 E., 2010/9432 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, ALACAK
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, kayden malik oldukları 122 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü davalıların haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın tasarruf ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, birleşen dava ile; çekişme konusu taşınmazdaki miras payının ... adına inançlı işlemle temlik edildiğini, iptal tescil davasının devam ettiğini, taşınmazın yaklaşık 14.000 m'lik kısmına babası...'ın sağlığında 850 adet erik ağacı diktiğini, tüm bakım ve masrafını kendisinin yaptığını, taşınmazın ...'ye isabet eden bölümünün 146 parsel olarak tescil edildiğini bildirip, faydalı masrafların tahsilini istemiştir.
Asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;”dosya içeriğinden toplanan delillerden asıl davanın konusu 122 parsel sayılı taşınmazın taksim suretiyle davacılar adına 23.10.1997 tarihinde kayıtlandığı 11.5.2004 tarihinde ifraz edilerek 146 ve 147 parsellere ayrılarak 146 parselin davacı (karşı davalı) ... adına tescil edildiği çekişmeli bölümün 146 parsel içinde kaldığı, erik ağaçlarının taksimden önce dikildiği,
taksim uyarınca ağaçlarla birlikte mülk edinildiği gözetilerek birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulünün doğru olmadığı gibi çekişmeli bölümün müfrez 146 parselde kaldığı sabit olup ifrazdan önceki 122 parsel üzerinden hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın davacı ... yönünden kabulüne, diğer davacılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı-karşı davacı ....... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/9482, K. 2010/9432, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama