KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/9659 E., 2010/10091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- KADIKÖY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/07/2009
- Numarası
- 2007/111-2009/361
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden maliki olduğu 973 ada 210 parseldeki 8 nolu bağımsız bölüme davalıların haksız olarak müdahele ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılardan, O. davanın reddini savunmuş, diğer davalı bir savunma getirmemiştir.
Mahkemece, davalıların davacıya ait bağımsız bölüme haklı bir nedene dayanmaksızın müdahale ettikleri gerekçesiyle elatmalarının önlenmesine, dava tarihinden önce intifadan men koşulu gerçekleşmediğinden ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne,ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, dava konusu 973 ada 210 parselde bulunan 8 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölüme davalıların müdahale edip etmedikleri yönünde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olduğu söylenemez.
Bilindiği üzere, elatmanın önlenmesi davaları haksız fiil niteliğinde olduğundan eylemi gerçekleştiren kişiler aleyhine açılır. Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş dava tarihi itibariyle davalıların elatmalarının olup olmadığının saptanması, bu yönde yanların bildirecekleri ve delillerin toplanması, yerinde keşif yapılması toplanacak tüm deliller, toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermektir.
Hal böyle olunca, yukarıda değinildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak dava konusu bağımsız bölüme davalıların el atıp atmadıklarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/9659, K. 2010/10091, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama