KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/10469 E., 2011/12223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2011
- Numarası
- 2010/69-2011/149
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 1916 ada 8 parsel sayılı taşınmaza komşu 7 parsel sayılı taşınmaza inşaat yapımı sırasında davalının taşınmazına tecavüz ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve yıkım istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş ve taşkın bölümün temliken tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine , davalının temliken tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
8 sayılı parselde davacının paydaş olduğu, davalıya ait 7 sayılı parseldeki binanın davacı parseline taşkın olduğu her iki parselinde şuyulandırma ile oluştuğu davalı tarafından davacı aleyhine açılan temliken tescil istekli davanın halen derdest olduğu toplanan deliller ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; elatma haksız eylem niteliğinde olup Türk Medeni Kanunun 683 vd. maddeleri uyarınca kayıt maliki ( mülkiyet hakkı sahibi ) haksız eylemi gerçekleştiren kişi yada kişiler aleyhine her zaman dava açabilir. Öyleyse taraf parsellerinin şuyulandırma ile oluştuğu gözetilerek tüm şuyulandırma evraklarının getirtilmesi, olayda 3194 sayılı Kanunun 18.maddesinde öngörülen kaim bedelin karar altına alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi,
davalı tarafından açılan temliken tescil istekli dava ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan 1086 sayılı HUMK'nun 45. maddesi (6100 sayılı Yasanın 166.maddesi) uyarınca temliken tescil istekli davanın eldeki dava ile birleştirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/10469, K. 2011/12223, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama