İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/11277 K.2011/10644

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları H. dava konusu 22 ayrı taşınmazı hukuki ehliyete haiz olmadığı dönemde mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras…

Esas2011/11277Karar2011/10644Tarih20 Ekim 2011Okuma4 dk · 798 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/11277 E., 2011/10644 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2011
Mahkemesi
GAZİOSMANPAŞA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
26/01/2010
Numarası
2009/555-2010/20
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

798 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları H. dava konusu 22 ayrı taşınmazı hukuki ehliyete haiz olmadığı dönemde mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuştur.

Davalı, miras bırakana ve 1971 yılından beri vasisi olduğu dava dışı kardeşine baktığını, temliklerin muvazaalı olmadığını, muristen kalan 47 tane taşınmazın bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.Davanın kabulüne dair verilen karar Dairece; “...

İddianın ileri sürülüş biçiminden davada ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayanıldığının görüldüğü, ne var ki, ehliyetsizlik iddiası kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerekeceğinden öncelikle bu iddia yönünden bir araştırma yapılmasında zorunluluk bulunduğu, ancak bu hususun değerlendirilmediği,

hal böyle olunca, belirtilen ilkeler ve yasa hükümleri çerçevesinde bir araştırma yapılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilip miras bırakanın hukuki ehliyete haiz olduğunun saptanması halinde ileri sürülen diğer hukuki sebep yönünden sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ehliyetsizlik iddiasının kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilmeksizin bu konuda bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı ” gereğine değinilerek bozulması üzerine, mahkemece önceki kararda direnildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca; “ ... Dosyada murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını gösteren hiçbir delil ve emare olmadığı gibi bu konuda taraflarca ileri sürülen bir iddia ve savunma da bulunmadığından yerel mahkemenin ehliyetsizlik yönünden bir araştırma yapılmasının gerekmediğine ilişkin direnme gerekçesinin yerinde olduğu, ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının özel dairece incelenmediğinden dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine” karar verilmiş olmakla, tetkik hakimi ..... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve miras payı oranında tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1915 doğumlu olan miras bırakan H. K.'un bir kısmında tam malik, bir kısmında paydaş olduğu çekişme konusu 22 parça taşınmazını 25.02.1997 tarihinde Ölünceye Kadar Bakım Akti karşılığında tapuda davalıya temlik ettiği, murisin 31.03.2004 tarihinde vefat ettiği, geride mirasçı olarak eşinin de kendisinden evvel 09.08.1989 tarihinde vefat etmiş olması sebebi ile davacı kızı, davalı oğlu ile davalı tarafından bakılan dava dışı oğlu H.K.'un kaldığı, davalının, çekişme konusu taşınmazların davalıya temliklerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, halen murisin paydaşı olduğu geride 43 adet taşınmazın bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır. (B.K.m.5ll) Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.(B.K.m.5l4).

Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikinde muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır.(B.K.m.l8).

Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun l.4.l974 gün ve l/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.

Somut olaya gelince; miras bırakanın temlik yaptığı tarihte 82 yaşında olduğu, eşinin 1989 yılında öldüğü, davalının annesinin ölümünden önce annesine, babasına ve zihinsel özürlü kardeşine baktığı, annesinin ölümünden sonra miras bırakan babası ve özürlü kardeşine bakmayı sürdürdüğü, babasının ölümünden sonra da halen özürlü kardeşine bakıp, gözettiği miras bırakanın temlik dışı paydaşı olduğu 43 parça taşınmazının olduğu, davacıya da ev alırken parasal katkıda bulunduğu dosya içeriği ve tanık ifadelerinden anlaşılmaktadır.

Bu maddi olgular yukarıdaki ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde; miras bırakanın mal kaçırma amacıyla hareket etmediği, temliklerin bakım amaçlı olduğu, davalının da bakım borcunu fazlasıyla yerine getirdiği sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/11277, K. 2011/10644, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11277
Karar No
2011/10644
Tarih
20 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/11278 K.2011/16879
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/11278 K.2011/11763
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/11278 K.2011/8804
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/11278 K.2011/10883
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/11279 K.2011/19016
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/11279 K.2011/14016

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.