KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/12227 E., 2012/413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- ANKARA 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2011
- Numarası
- 2010/224-2011/173
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakanları A. Y.’nun . ada, . parselde yer alan .. ve ..nolu bağımsız bölümlerini, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesi istemiştir.
Davalılar, çekişmeli taşınmazları rayiç değeri üzerinden bedeli karşılığında iktisap ettiklerini, gerçek satış yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davacının miras payı oranında tapu kaydının iptal ve tesciline karar verilmiştir.
Ancak davacı vekili, sunmuş olduğu 07.07.2011 tarihli dilekçe ile temyiz süresi içinde davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nun 311. maddesindeki düzenlemede; feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, 307. maddesinde ise hüküm kesinleşinceye kadar herzaman davadan feragat edilebileceği düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca, davacı vekilinin feragat beyanının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/12227, K. 2012/413, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama