İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/12526 K.2011/13961

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/12526Karar2011/13961Tarih28 Aralık 2011Okuma4 dk · 779 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/12526 E., 2011/13961 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Aralık 2011
Mahkemesi
MERİÇ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
09/06/2010
Numarası
2008/13-2010/93
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

779 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı. miras bırakan babası S.'nin, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 20, 80 ve 235 parsel sayılı taşınmazlarını muvazaalı satış işlemiyle davalılar torunu ve gelinine temlik ettiğini ileri sürerek, miras payı oranında iptal tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalılar. davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, dava konusu temlik işlemlerinin muvazaalı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup; mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının miras bırakanı S.

D.'in dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu 8 parça taşınmazını 27.3.2000 tarihinde ölünceye kadar bakım akdi ile davacı oğluna temlik ettiği, ancak daha sonra davacı oğlu A. aleyhine Meriç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/14 E. 2003/105 K. Sayılı bakım sözleşmesinin iptali isteği ile açtığı davanın kabul edilerek ve temyiz edilmeyerek 12.9.2003 tarihinde kesinleştiği, mirasbırakan S.nin 11.10.2003 tarihinde Trakya Üniversitesi Hastanesinde yatarak tedavi gördüğü ve 11.11.2003 tarihinde taburcu olduğu , aynı gün dava dışı oğlu A.

N.ye satış yetkisini de içeren vekaletname verdiği, vekil A... N...'nin ise mirasbırakana ait olup da eldeki davaya konu edilen taşınmazlardan 121 ada 80 sayılı parseli 12.11.2003 tarihinde kendi oğlu olan davalı Ö.'e , 146 ada 235 sayılı ve 152 ada 20 sayılı parselleri de 13.11.2003 tarihinde kendi eşi olan davalı N.'a satış suretiyle devrettiği görülmektedir.

Davacı, mirasbırakanın vekil tayin ederek yapmış olduğu bu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; davacı A.'in murisin oğlu, taşınmazların temlikinde kullanılan vekaletnamede adı geçen A.

N.nin bir diğer oğlu, N.'ın vekilin eşi, Ö.'in ise N. ile A.'den olma murisin torunu olduğu, taşınmazların davalılara temlikinden önce bu taşınmazları da kapsayacak şekilde dava dışı taşınmazlarla birlikte davacı A. ile Borçlar Kanununun 511. ve takip eden maddelerinde öngörülen ölünceye kadar bakım akdi yapıldığı, ancak bu akit sicile yansıtılmadan bakım alacaklısı muris tarafından bakım borçlusu Alaatin aleyhine açılan aktin iptali davasının Meriç Asliye Hukuk Mahkemesince kabulle sonuçlanarak aktin iptaline karar verildiği ve ondan sonra bu temliklerin gerçekleştirildiği ve bu davanın muris ile A.'in arasının açılmasına vesile olduğu,

bunun üzerine taşınmazların davalılara intikal ettirildiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, temlike konu edilen taşınmazların değeri ile murisin diğer mal varlığının değeri arasındaki farkın tespiti bakımından mahkemece bir araştırma ve inceleme yapılmış olmadığı gibi yukarıda değinilen ilkeler gözetildiğinde bu tür iddiaların her türlü delille kanıtlanması mümkün olup tarafların göstermiş olduğu tanıklar dinlenerek murisin gerçek iardesinin açıklığa kavuşturulmamış olması da doğru değildir. Ayrıca, mirasbırakanın yeşil kart sahibi olduğu ve Kaymakamlığın 31.7.2008 havale tarihli yazısı ile mirasbırakanın ölümünden sonra yeşil kartın iptal edildiği, hastane giderlerinin çoğunun bu kart kullanılarak karşılandığı, çok cüzi bir miktarın elden karşılandığı da sabitir.

Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler de gözetilmek suretiyle taplanan ve toplanacak tüm delillerin bir arada değerlendirilerek, tarafların tanıkları da dinlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/12526, K. 2011/13961, 28 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/12526
Karar No
2011/13961
Tarih
28 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/12527 K.2011/13662
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/12527 K.2011/14557
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/12527 K.2011/12378
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/12527 K.2011/15481
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/12527 K.2011/19381
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/12527 K.2011/18512

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.